Psikoterapide mektupların 10 farklı kullanımı

4
12722
Psikoterapi teknikleri

Psikoterapi sürecinde kullanabileceğiniz faydalı araçlardan birisi de mektuplar. Terapinin farklı aşamalarında, değişik fonksiyonlar üstlenebilir mektuplar.


Mektup oldukça mesafeli bir iletişim biçimi. Danışanımıza daha iyi bir hazırlık yaparak temkinli haraket edebilme imkanı tanır. Özellikle zehirli ilişkilerde yüz yüze konuşmaya tercih edilebilir mektuplar.

Açık kalmış yaraların kapatılmasına yardımcı olabilir. Örneğin; mektup yazılan kişi hayatta olmayabilir.

Mektuplar sözlerden daha kalıcı olur. Danışanın yanında zor zamanlarında okuyabileceği bir kaynak olarak durabilirler.

Psikoterapi teknikleri – Mektup Yazmak

Vaka örneği 1

[Danışan çocukluğunda babası tarafından eziyetlere maruz kalmıştır. Genç yaşta evden ayrılarak orta yaşlara gelinceye kadar da babası ile ilişkiden kaçınmıştır. Fakat terapistiyle yaptığı görüşmeler neticesinde artık yaşlanmış olan babası ile tekrar iletişime geçmekye karar verir.] –

Sevgili Babacığım,

Babalar ve oğulları hakkında düşünüyordum son zamanlarda. Çocuk olduğum zamanları hatırladım. O zamanlar senin beni sevmediğini düşünüyordum. Çünkü bana sıkça bağırıyor ve yaptığım birçok şeyi eleştiriyordun.

Ama şimdi daha çok yaşadığın stresler nedeniyle böyle davranmış olabileceğini düşünüyorum. O zamanlar bunu böyle görmemiştim. Bilmiyorum bana olan eleştirilerinin beni o zamanlar ve halen ne kadar derinden etkilediğinin farkında mısın?

Yıllar geçtikçe öfkenden korunmak için senden uzak durdum. Ama şimdi böyle olmayı arzu etmiyorum. Umarım bunların üstesinden gelebiliriz ve birbirimizi baba ve oğul olarak tanıyabiliriz. Seninle konuşmak, beni daha iyi tanımanı sağlamak, sahip olduğumuz farklı fikirler hakkında konuşmak istiyorum. Umarım bunu başarabiliriz.

Sevgiler

Danışan yazacağı mektuba büyük ihtimalle cevap gelmeyeceğini düşünüyorsa mektubunda şunları dile getirebilir.

Eğer bu konuları görüşmek istemiyorsan, bu mektubu hiç almamışsın say. Geçmişimizde yaşadıklarımızı konuşmaya hazır olmadığın sonucuna varırım. Bu konuda başka bir şey söylemeyeceğim. Umarım ileride bu konuda açıkça konuşabilirsin.

[Baba oğlunun tekrar iletişim kurma talebine olumlu yanıt verir. Fakat oğluna yaşattıklarından bahsetmez.]

Oğlu cevap olarak şunları yazar;

Bu çok güzel. Seninle vakit geçirmek isterim. Umarım ileride geçmişte yaşanmış hoş olmayan şeyleri de konuşma fırsatımız olur. Ama şimdilik pozitif olanlarla başlayalım!

*** Tercümesini yaptığım vakaya uyalştığım kaynak: McGoldrick, The Genogram Casebook

Psikoterapide mektuplar kimlere yazılabilir?

  • Terapist danışanına, danışanının ailesine ya da çalıştığı kuruma yazabilir.
  • Danışanlar terapistlerine yazabilir.
  • Danışan ve terapist birlikte başkalarına mektup yazabilir.
  • Terapistin desteği ile danışan kendisi için bir mektup yazabilir.
  • Mektuplar ulaşması mümkün olmayan bireylere de yazılabilir. Örneğin; danışanın ölmüş yakınlarına, danışanın bulgularına…

Terapide kullanılan mektupların konuları

  • Özür dilemek
  • Bir soru yöneltmek
  • Terapiye davet etmek
  • Bir görüş farklılığını dile getirmek
  • Danışana geri bildirimde bulunmak.
  • Danışanın yakınlarından destek istemek
  • Son seansta konuşulan konularda danışanın derinleşmesi
  • Danışanda oluşan büyük değişikliklerden haberdar etmek. Örneğin; danışan uyuşturucuyu bıraktığında.

1) Danışanın kendisine mektup yazması – Kaynak olarak mektuplar

Kimi danışanların kendilerini daha iyi hissettikleri ve daha yoğun oldukları dönemleri olur. Daha enerjik oldukları dönemde, kötü zamanları için hazırlık yapabilirler.

Güç verecek notlar yazarak bunu kendilerine yine iyi geleceğini düşündükleri diğer şeylerle birlikte bir ortamda saklayabilirler. Ben buna hazine çantam (Schatzkiste) ya da psikolojik ilk yardım çantam (Psychologische Erste Hilfe Koffer) diyorum.

Danışana zor zamanlarında destek olabilecek bir mektubu seans içerisinde yazabilirsiniz. Ya da terapi ödevi olarak verebilirsiniz.

Danışanlarınız zorlu bir sürecin başında ise motivasyonlarını artırmak için kullanılabilir böylesi bir mektup.

Vaka örneği 2

Viyana’da sistemik aile terapisi uzmanlığımıza başladığımızda tüm grup kendimize mektup yazmıştık. Zarfları alan eğitmenimiz adresimize postalamıştı bu mektupları.

Mektupların konusu eğitimimizle ilgili amaçlarımız, motivasyonumuz ve duygularımızdı.

2) Danışanın kendisine mektup yazması – Geleceğe mektup yazmak 

Bu mektuplar kişinin kendisine ya da bir yakınına gönderilebilir.

Danışanlar geleceğe mektup yazarken, problemlerinin çözümlendiği ya da başarı elde ettikleri zamana yazmış olurlar. Bu onlara umut verebilir.

Biz terapistler de bir nevi “umut taciriyizdir.” Psikoterapi araştırmaları da gösteriyor ki terapide başarı sağlayan ortak faktörlerin en önemlilerinde biri umut.

Bilgisayar desteği ile geleceğe mektup yazmak

İleride okumak üzere yazılan mektuplar farklı web uygulamaları yoluyla gelecekteki bir tarihe gönderilebilir.

Futureme.org gibi ücretsiz web uygulamaları ile belirlediğiniz çok ileri tarihlerde ulaştırılmak üzere, e-posta adreslerine mektup yollayabilirsiniz.

Üniversitede güçlükler yaşayan öğrenci muhtemel mezun olacağı tarihe mektup yazabilir.

Hamile ve yeni çocuk sahibi olan kadınlarla çalışırken çocuklarına mektup yazmalarını istiyorum. Burada öncelikli amaçlarım şunlar oluyor: 1) Doğumun stresinden bir an olsun uzaklaşmaları. 2) Çocuklarına ve onun geleceğine odaklanmaları. 3) Kaygılarını azaltmaları ve çocuklarının geleceği ile ilgili arzuları noktasında farkındalık kazanmaları.

Vaka örneği 3

Danışanım hamilelik sürecinde yüksek kaygı şikayetiyle terapiye başladı. Daha önce hiç terapiye başvurmamış. Uzun yıllar psikofarmakolojik tedavi görmüş.

Yaşları büyük çocuklara sahip. Bu çocuğu beklemiyormuş. Hamilelik sürecinde ilaç tedavisini yarıda bırakması nedeniyle psikolojik şikayetleriyle nasıl baş edebileceğine dair fikirler elde etmek istiyor. Terapinin işe yarayabileceği konusunda son derece şüpheli.

Danışanımdan ilk seansın sonunda doğacak çocuğuna bir mektup yazmasını istedim. Danışanım bir sonraki seansa yakın zamanda vefat etmiş annesine mektup yazarak geldi.

Eline kalem, kağıt aldığında çocuğuna yazmak için başlamış mektubuna. Ama birkaç satır sonra kendisini annesine mektup yazarken bulmuş. Daha önceki çocuklarında yanında olan annesi olmadan nasıl çocuk yetiştirebileceği konusunda oldukça endişeli olduğu ortaya çıktı. Konumuz çocuğunun doğumuyla ilgili endişelerinden, yalnız başına kadın olmak, anne olmak temalarına evrildi.

3) Yüz yüze konuşulmakta güçlük çekilen konularda mektup yazmak

Kimi zaman danışanlarımızın kendilerine karşı ihlalde bulunmuş  kişi ile konuşmaları güçtür. Böylesi bir iletişim kurmaları güvenli de olmayabilir. Aile içi şiddet vakaları, çocuklukta yaşanılan suistimaller bu gibi drumlardan bazılarıdır.

Mektup yazmadan önce danışan genel bir çerçeve çıkartabilir. Mektubun içeriği hakkında seans içerisinde çalışılabilir.

Birçok insan ne kadar negatif yüklü mesajlar yazdığının farkında olmaz. Danışanın mektubu önce terapisti ile paylaşması, sonradan pişman olunulabileceği şeyleri yazmasının önüne geçebilir.

Pozitif yaklaşmamak danışanın soğuk bir tutumla karşılaşma ihtimalini artırır. Danışan daha da çok yaralanabilir. Terapist olarak danışanlarımızın yaralanma ihtimallerini önceden fark ederek onları uyarmak bizim görevlerimiz arasında yer alır.

4) Yas sürecinde mektup yazımı

Bazı mektuplar gönderilmemek üzere yazılır. Yas sürecinde yazılan mektuplar bunlardan biri. Birçok söylenmemiş söz bu mektuplarla dile getirilebilir.

Avusturya’da sık sık uygulanan bir yöntem de iş yerinde ya da yakın arkadaş çevresinde kayıp yaşandığında ailelere yazılan mektuplar. Birçok zaman okul ya da iş arkadaşlarımızın ailelerini tanımayız. Arkadaşımızı kaybettiğimizde onlarla olan anılarımızı ailelerine yazmak hem bizim için, hem de mektubu alan için tedavi edicidir.

Son zamanlarda bu uygulama için bazı websiteleri de kuruldu. Üniversitede kaybettiğimiz bazı hocalarımız için yapılıyor bu uygulama. Ölen kişinin yakınları bir şifre alarak bu web-sitesine duygularını, anılarını… yazabiliyorlar. Bu mektuplar herkese açık oluyor.

Vaka Örneği 4

Böylesi bir mektubu Avusturyalı bir arkadaşımı kaybettikten sonra kendim yazmıştım. Hayatta kalan ailenin en büyüğü olan amcasına vermiştim bu mektubu cenazesi sırasında.

Mektupta yeğeniyle yaşadığım anektodlar bulunuyordu. Nasıl ilk senemde Almanca resmi belgelerimdeki yazım hatalarımı sabırla düzelterek yardımcı olduğunu anlatmıştım. Daha önce hiç karşılaşmadığımız amca oldukça hoşnut olmuş duygulanmıştı mektuplarımızdan.

5) Grup terapisi sürecinde mektuplar

Grup terapileri seanslarında birçok danışan hiç söz almaz. Sessiz kalan üyelerin iştiraki mektup yoluyla sağlanabilir.

Kimi terapi yöntemlerinde gestalt terapide olduğu gibi sessiz kalan danışanlar konuşmaları için kışkırtılabilir. Fakat sistemik terapide bu söz konusu olmaz.

Vaka örneği 5

⇒ Farklı yaş gruplarından üyelerin olduğu bir grup terapisinde 15 yaşlarında bir genç ilk aşk krizlerini yaşamaktadır. Kendisine söz verilir ve grupta meselelerini tartışır.

Grup terapistinin yönlendirmesi ile grup üyelerinin tamamı ve terapistin kendi de bir süre sessizlik içerisinde gence mektup yazarlar. Bu mektupta kendi ilk aşklarını ona anlatırlar. Özellikle bu yaradan nasıl kurtulduklarını ve yıllar sonra nasıl hatırladıklarını detaylandırırlar.

Bu mektupları gence verirler.

Genç grup üyesi bir sonraki haftaya kadar bunları okur ve geri bildirimlerde bulunur.

6) Şükran mektupları

Yaşamınızda şükran duyduğunuz fakat henüz teşekkür etme imkanı bulamadığınız birini hatırlayın. Bu kişi bir akrabanız, arkadaşınız, öğretmeniniz ya da meslektaşınız olabilir. Uzun bir süredir görüşmediğiniz ve yüz yüze buluşabileceğiniz birini seçmeniz daha uygun olabilir.

Şükran mektupları pozitif psikoloji alanında sıkça uygulanan bir gereçtir. Danışan kendi kendisine bu mektupları yazarak şükran duygusunu artırır.

Şükran mektubunda yer alabilecekler

  • Bu kişiye karşı neden şükran duyduğunuzu açık bir şekilde ifade edin. Davranışları hayatınızı nasıl olumlu yönde etkiledi. Mümkün olduğunca somut olmaya çalışın.
  • Hayatınızda şu anda neler yaptığınızdan bahsederek, sizin için olan çabalarını nasıl hatırladığınızı anlatın.
  • Mektubu çok uzatmayın.
  • Şükran duyduğunuz kişiye bu mektubu ziyarette bulunarak okuyabilirsiniz ya da ulaştırabilirsiniz.

Çocuklarla şükran duymak üzerine hazırladığım aktiviteyi (.pdf) olarak indirebilirsiniz. Neden şükran duyuyorum

İlginizi çekebilir: Pozitif Psikoloji nedir?

7) Terapistin danışanına mektup yazması – Akla gelenler

Sıklıkla terapistlerin aklına ilginç fikirler ve önemli noktalar terapi seansından çıktıktan sonra gelir. Bu durumda danışanların bunları terapi seansından önce öğrenmesi faydalı olabilir. Terapist bu durumda danışanına bir mektup yazabilir.

David Epston her terapi seansı sonunda rutin olarak hızlıca kısa bir mektup yazmıştır danışanına. Burada seans sırasında aldığı notları kullanmıştır. Kimi zaman ise bu notlar terapi sonrasında aldığı tek notlar olmuştur.

Epson terapi seansı sırasında not almayıp bitimine yakın mektup yazarak terapist ve danışanı arasında eşit bir ilişki kurma adına da önemli bir adım atmıştır. Terapist danışanından gizli not alan kişi konumundan çıkmıştır.

Vaka örneği 6

Bazen danışanlarıma mektuplar yoluyla geri bildirim veriyorum.

Psikoterapist: Sıklıkla terapi seansından çıktıktan sonra aklıma danışanlarımın bana anlattıklarıyla alakalı fikirler geliyor. Sizinle geçirmiş olduğumuz terapi görüşmesinden sonra da aklıma takılan bazı sorular ve sizinle paylaşmak istediğim bazı saptamalarım var… Şimdi aldığım bu notlara birlikte göz atmak ister misiniz?

Danışanlarımıza bu şekilde örnek de olmuş oluruz. Danışanlarımızı da aynı şekilde seans aralarında not almaları için teşvik edebiliriz.

Psikoterapist: Sonraki seansımıza kadar paylaşımlarım üzerine belki siz de kafa yorabilirsiniz. Düşüncelerinizi yazarak bir sonraki görüşmemize getirirseniz, üzerinde çalışma olanaklarına kavuşursunuz.

8) Terapistin danışanına mektup yazması – Pozitif geri bildirim

Kimi danışanlar sahip oldukları belirli bir problem neticesinde tüm hayatlarının değiştiğini görürler. Terapi sürecinde bu problemin çözümü üzerine çalışılır. Fakat danışan probleminin eskisi gibi devam ettiği kanısındadır. Böyle bir durumda terapist danışanına şunları yazabilir.

Vaka örneği 7

Psikoterapist: Terapi sürecine başladığınızda… ile ilgili meseleniz üzerine yoğunlaşmıştınız. Bu konu sizin enerjinizin neredeyse yüzde 90’ını meşgul ediyor, hayatınızın merkezinde yer alıyordu. Şimdi ise sevinerek gözlemliyorum ki, enerjinizin yüzde 25’ini geri kazandınız. Sizce yaşamınızın bir yüzde 25’ini daha ne zaman kazanacaksınız? Kaç yaşına ulaştığınızda bu hastalığın (problemin, meselenin) sizden alıp götürdüklerini tamamiyle geri kazanacaksınız?

9) Terapistin danışanına mektup yazması – Terapiye gelmeyen aile bireyleri

Kimi zaman aile, aile üyelerinden birinin terapi alması gerektiğine inanır. Özellikle ergenler terapiye kendilerinin gelmeye ihtiyaç duymadığını düşünür.

Terapiye gelmemiş olan çocuklara yazılan mektuplar

Kimi zaman ebeveynler çocukları için terapiye gelirler. Fakat çocukları bu terapide yer almak istemez. Özellikle madde kullanımı gibi durumlarda bunu sıklıkça yaşarım. Bu durumda aile aracılığı ile terapide asıl odak noktası olan bireye destek sağlanabilir.

Bu mektuplarda şunlardan bahsedebilirsiniz: Moral verebilirsiniz. Kendisi hakkında bilgi vermesini isteyebilirsiniz. Terapide ailesinin onun daha kötüye / iyiye gittiğini belirttiğini söyleyerek bunun doğru olup olmadığın sorabilirsiniz. Kendisinin bu konuda söylemek istediklerini belirtmesini isteyebilirsiniz.

Vaka örneği 8

16 yaşında erkek danışan. İki senedir kendine güven azlığı nedeniyle sosyal ilişkilerden uzak durduğunu belirtiyor ailesi. İki senenin sonunda okula gitmekten kaçınma davranışı sergilemiş. Ailesinin destek olma çabaları sonuçsuz kalmış. Giderek daha fazla kendini eleştirme davranışı sergilediğini gözlemlemişler. Odasını nadiren terk ediyormuş.

İlk seans: Tüm aile ve danışan terapiye gelirler. Kısa sürede danışanın içine kapanıklığı problem olarak tematize edilir.

İkinci ve sonraki seanslar: Danışan terapiye gelmek istemediğini belirtiyor. Terapist aile ile birlikte çalışmaya devam ediyor.

Terapist genç danışana bir mektup yazarak ailesinden kendisine ulaştırılmasını rica ediyor. Bu mektupta danışanının kararına saygı duyduğunu belirtiyor. Ailesi ile kendisi hakkında görüşme fırsatı verdiği için teşekkür ediyor.

Çok hızlı bir şekilde terapi ile içe kapanıklılığını kaybetmemiş olmamasının önemli olduğunu belirtiyor. Zira çoğu zaman hızlı değişimler olumsuz sonuçlar doğurabilir. Hatta danışanına çok hırslı olmamasını ve bir anda içe kapanıklıktan vazgeçmemesi gerektiğini belirtiyor (White, 2002, s. 148).

10) Terapist danışanın yakınlarından mektupla yardım isteyebilir.

Terapistler olarak danışanlarımızla çalışmakta güçlük çekebiliriz. Özellikle psikiyatri ortamında çalışırken, kimi zaman danışanlarımızın söylediklerinden emin olamayız. Veya danışanımızla kontak kurmakta zorluk yaşarız. Ailenin yardımını istediğimizde hastanemizi ziyaret edemeyebilirler.

Aileye bir mektup ya da telefon ile yardım talebinde bulunarak bize bilgi sağlamalarını ve danışanımızı anlamamıza yardımcı olmalarını isteyebiliriz. Yakınları ayrı ayrı mektuplar yazarak bizimle paylaşımda bulunabilirler.


Psikoterapi sürecinde mektuplar – Önerilerim

Hedefimiz danışanın istediği yapıcı şekilde değişimine yardımcı olmak. Mektup yazdığı yakınlarının değil.

Psikoterapiye birçok insan yakınlarını değiştirmek için gelir. Oysaki sadece kendilerini değiştirebilirler. Terapist olarak danışanımızın değişmesine yardımcı olmaya çalışırız. Mektup yazdıkları yakınlarının değil. Uyguladığımız psikoterapi teknikleri ve terapi etkinlikleri onlara bu gerçeği hatırlatmalı.

Danışanlarımızı muhtemel hayal kırıklıklarına hazırlamalıyız.

Mektuplarına cevap alamayabilirler. Ya da soğuk mesafeli yanıtlarla karşılaşabilirler. Yakınları onları gerçekten üzen konularla yüzleşmek istememeyi sürdürebilir. Mektup yazma kararının terapide alınıldığından bahsedilmesi çok uygun olmayabilir yakınlarına.

Mektup suçlayıcı olmamalı. Ama aynı zamanda yalvarıcı bir tonda da kullanılmamalı.

Mektupta bir noktaya odaklanmakta fayda var. Birkaç mesele dile getirilirse, karşıdaki kişi aralarında kendisine en kolay gelene cevap verebilir. Böylelikle danışan için çok önemli olabilecek diğer konular göz ardı edilebilir.

Zaman. Mektup yazımı için çok uzun bir süre harcamak gerekmeyebilir. Hızlıca yazılmış bir mektup da danışan üzerinde olumlu etkiler yaratabilir. David Epson’ın seans sonlarında hızlıca yazdığı geri dönüşüm mektupları bu şekildedir.

Özellikle yaşı ileri olan danışanlarınıza mektup yollamanız onları sevindirebilir. Emekli bireyler daha seyrek aralıklarla terapiye gelebilirler. Çok sık gelmek onları yorabilir. Bu aralarda terapiye devamlılıkları mektuplarla sağlanabilir.

Anonim olarak terapiye gelen ve aile bireylerinden bunu saklayan danışanlarımızın evine mektup göndermemeliyiz.


Franz Kafka’nın babasına yazdığı mektup

Terapide mektupların kullanımı konusunda ilham verebileceğini düşündüğüm bir örnek de meşhur yazar Franz Kafka’nın babasına yazmış olduğu mektuptur. Birçok travma yaşamasına sebep olan merhametsiz olarak nitelendirdiği babasıyla arasında bir tartışma geçmiştir.

Kafka çocukluğundan beri yaşadıklarının kendisinde yaratmış olduğu etkileri üzerine bir mektup kaleme alır. Mektubu yazması yaklaşık iki hafta sürer. Babasına direkt vermeye cesaret edemeyerek annesine verir. Fakat annesi mektubu geri vererek babasının okumaması gerektiğini söyler. Aşırı ataerkil babasına karşın annesi çok pasif bir tutum içerisindedir.

Çok sevgili baba,
Schelesen
Geçenlerde bir kez, senden korktuğumu öne sürmemin nedenini sormuştun. Genellikle olduğu gibi, verecek hiçbir cevap bulamadım, kısmen tam da sana karşı duyduğum bu korku yüzünden, kısmen de bu korkuyu gerekçelendirmek üzere, konuşurken toparlayabileceğimden çok daha fazla ayrıntı gerektiği için. Ve şimdi burada sana yazılı bir cevap vermeyi deniyor olsam da, bu fazlasıyla eksik kalacaktır, çünkü bu korku ve onun etkileri senin karşında yazarken de ket vuruyor bana ve dahası meselenin büyüklüğü, hafızamın ve aklımın sınırlarını çok aşıyor.
Bu mesele sana daima çok basit göründü, en azından benim karşımda ve hiçbir ayrım yapmadan, başka pek çok insanın karşısında söylediğin kadarıyla….

…..

Bir keresinde gece vakti durmadan su diye mızırdanıyordum, kuşkusuz susuzluktan değil belki kısmen sinirlendirmek, kısmen de kendimi oyalamak için. Birkaç sert tehdit fayda etmeyince, beni yatağımdan almış, sahanlığa taşımış ve geceliğimle kapalı kapının önünde kısa bir süre yapayalnız bırakmıştın. Bunun doğru olmadığını söylemek istemiyorum, belki de gece huzuru sağlamak o sırada ancak bu yolla mümkündü, ancak burada senin eğitim yöntemlerini ve bunların üzerimdeki etkilerini açıklamak istiyorum. O zaman herhalde uslu durmuştum sonrasında, ancak bu olay içimde tahribata yol açtı. Anlamsızca su isteyip durmanın bana göre doğallığıyla, dışarıya taşınmanın olağan dışı korkutuculuğunu kendi doğam gereği hiçbir zaman doğru ilişki içine sokmayı başaramadım. Yıllar sonra bile, o dev adamın, babamın en yüksek merciin neredeyse hiçbir neden olmaksızın geleceğini ve gece yarısı beni yatağımdan çıkarıp sahanlığa taşıyacağını, yani onun gözünde böylesi bir hiç olduğumu düşünerek azap çektim.”

4 YORUMLAR

  1. merhaba yazılarıızı çok severek takip ediyor ve çok bilgilendirici buluyorum.tecrübeleriniz ve bilgilerinizden faydalanıyoruz biz de 🙂 teşekkürler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen buraya adınızı yazın.