Terapi hikayeleri minik umut korku içinde

Hiçbir büyüğün çocukları korkutma ya da vurma hakkı bulunmuyor. Bu psikoterapi hikayesi ile evdeki çatışmalardan dolayı korku içinde yaşayan çocuklara yardımcı olmayı ve yetişkinlere sorumluluklarını hatırlatmayı umut ediyorum.

Hikaye ruh sağlığı uzmanlarının çalışmalarında kullanması amacıyla yazılmıştır. 


Minik Umut evde korku içinde

Minik Umut kendisinden çok daha büyük olan anne ve babası ile birlikte yaşıyor. Evdeki herkes mutlu olduğunda Umut da neşeli oluyor. Böyle günlerde evde kimse kavga etmiyor, güzel vakit geçiriyorlar. Umut da oyuncakları ile neşe içinde vakit geçiriyor.

Umut aynı zamanda anaokulunda öğretmeni olan Sevgiyi de çok seviyor. Anaokulu öğretmeni de onu gerçekten çok seviyor. Öğretmeni Sevgi onu saçlarından okşadığında kendisini çok iyi hissediyor.

Bugün anaokulunda çok eğlenceli bir gün geçti. Umut arkadaşlarıyla parka giderek kumdan şekiller yaptı. Ama eve gittiğinde mutluluğu uzun sürmeyecekti. Annesi Umut’a yolda giderken bağırdı. Umut annesinin kendisine neden bağırdığına anlam veremedi.

Eve gittiklerinde daha da fazla bağrışmalar oldu. Umut’un evinde hep böyle büyük kavgalar oluyor. Umut için oldukça büyük olan kavgalar. Umut işlerin tehlikeli olmaya başladığı biliyordu. Yeniden başlamışlardı. Umut odasına giderek hemen saklandı.

Annesi o gece evi yeniden terk etti. Umut yeniden annesinden ayrı kalacaktı. Tek başına kalmıştı güçlü babasıyla.

Güçlü babası çok üzgündü. Umut onu teselli etmek istedi. Ama Umut’un babasını teselli etme hakkı bulunmuyordu. Çünkü babası teselli edilmek istemiyordu.

Kimse Umut’u teselli etmiyordu. Şimdi ne yapabilirdi? Umut’un kendi kendini teselli etmesi gerekiyordu.

Evlerinin yanında komşuları yaşıyordu. Umut bazen oraya gidiyor, komşularının çocuklarıyla oynuyordu. Komşu teyze ona üzgün olup olmadığını sordu. Umut oldukça üzgündü, ama üzgün olmadığını söyleyerek cevap verdi. Akşam olduğunda Umut tekrar eve dönmek zorundaydı.

O gece kimse Umut’u yatağına götürmedi. Kendi kendisine gidip uyumak zorundaydı.

Ertesi gün okula gittiğinde anaokulu öğretmeni ona neler olduğunu sordu. Üzgün olduğunu görünce onu güvenilir Duygu hanıma götürdü. Umut Duygu hanıma başından geçenleri anlattı. Ona evde korktuğunu söyledi. Duygu hanım her şeyi bilebilirdi.

Duygu hanım onu dinledi. Umut’a “sen küçüksün, çok iyi bir çocuksun, kimsenin seni korkutmaya ya da dayak atmaya hakkı yok” dedi. Evdeki büyüklerinin sana göz kulak olması gerekiyor.

Şimdi güvenilir Duygu hanım Umut’un tüm sorunlarını biliyor ve ona yardımcı olabilecek. Umut’un evde kavgasız mutlu günler geçirmeyi hak ettiğini çok iyi biliyor.

Umut gibi birçok çocuk var. Onlar da evde korku duyuyorlar. Okulda başlarına gelenleri anlattıklarında onlara yardımcı olabilecek olan büyükler var. Çünkü büyüklerin, miniklere yardımcı olmaları gerekiyor.


İlginizi çekebilir: Psikoterapi hikayeleri – Sen bizim çocuğumuzsun (Evlat edinme konulu)

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen buraya adınızı yazın.