Affetmek nedir? 

Affetmeye karar vermeden önce tam olarak ne olduğunu anlamanız gerekir. Bağışlama birçok zaman uzlaşma ile karıştırılır.

Öfkeye tutunan insan avucunda başkasına fırlatmak için sıcak kömür tutan kişi gibidir. Kendisini yakar. – Buddha

1) Affetmek nedir?  Bağışlama nedir?

Affetmek hem bir durum hem de bir karakter özelliğidir. Durum affediciliği tek bir kişiye ve duruma özgü olarak affetmektir. Kişilik özelliği olarak affedicilik düzeyi yüksek olan bireyler stres yaratan ve inciten durumlarda daha kolay affetmeye yatkın olan bireylerdir.

Alan yayınları incelediğimizde İngilizce’deki ‘forgiveness’ teriminin farklı yazarlar tarafından ‘affetmek’ ya da ‘bağışlamak’ olarak çevrildiğini görüyoruz. Bu nedenle eş anlamlı olarak kullandım.

Affetmek konusunda farklı tanımlar önerilmiştir. Bunların bazıları duygusal değişime, bazıları ise motivasyon değişikliğine vurgu yapmaktadır.

Affetmek hem bir sanat hem de bir bilim dalıdır (Worthington, 2015).

Affetmek / bağışlama hakkımız olan negatif duygu ve yargılardan şefkat, yardımseverlik ve sevgi ile kurtulmaktır (North, 1987).

Affetmek / bağışlama kişilerarası motivasyonumuzun sosyal olarak olumlu yönde değişerek daha yardımsever, daha az kindar ve çekingen olmamızdır (McCullough, 2000).

Affetmek / bağışlama bizi kıran insanlara karşı misilleme yapma ve yabancılaşma motivasyonumuzun azalması, uzlaşma motivasyonumuzun artmasıdır” (McCullough, Worthington ve Rachal, 1997).

İlginizi çekebilir: İntikam psikolojisi


Affetmek nedir? – Bağışlamanın gücü


2) Affetme çeşitleri

  1. Kişiler arası affedicilik
  2. Kendini affetmek
  3. Başkaları tarafından affedildiğinizi hissetmek
  4. Tanrı’yı bağışlama
    • Kimilerine göre Tanrı’yı affetmek söz konusu olamaz. Bu ancak yaratıcıya karşı olan öfkenin geçmesi olabilir.
  5. Bir grubu affetmek (soykırım yapmış bir ırk, sosyal sınıf vb.)
  6. Cansız varlıkları affetmek
  7. Sahte affedicilik

İlginizi çekebilir: Kendini affetmek


Affetmek nedir? – Bağışlama konusunda kültürel farklar

Video Türklerin affetmek konusundaki farklılıklarına vurgu yapıyor.


3) Affetmek ne değildir?

Bağışlamak unutmak değildir.

  • Unutmuş olsanız affetmeniz söz konusu olmazdı zaten.
  • Affettikten sonrada unutmaya çalışmanız gerekmez.
  • Aynı şekilde araya zamanın girerek kalbinizin soğuması da değildir. Affetmek aktif olarak gerçekleşir.

Affetmek inkar değildir.

İncindiğiniz gerçeğini kabul etmeyerek yaşadıklarınızı küçümsemeniz değildir affetmek. Size verilen zararın farkında olarak iyileşme ve çözüm için adım atmanızdır.

Birey yaşadığı haksızlıkları kabul etmiyor olabilir. Savunma mekanizmaları ile bastırıyor olabilir. Öncelikle yaşadıklarının haksızlık olduğunu kabul etmesi gerekir. Bana yaşatılan yanlıştı. Hala da yanlış.

Bağışlamak mazur görmek değildir.

Affetmek size yapılan haksızlıkları mazur gördüğünüz anlamına gelmez. Yapılan haksızlıklara bir bahane bulduğunuz, ya da gösterilen mazeretleri kabul ettiğiniz anlamınada gelmez. Örneğin, birçok eşi tarafından incitilen kadın kocasının yaptıklarına bahaneler bulur. “Aslında öyle yapmak istemezdi…”

Affetmek, bağışladığınızı söylemek değildir. Tek başınızada affedebilirsiniz.

Sessiz bir şekilde de bağışlayabilirsiniz. Affetmek bir süreçtir. Affettiğiniz kişi olmadan da geçebilirsiniz farklı affetme aşamalarından.

Affetmek uzlaşma değildir.

  • Kendisini mağdur olarak gören kişi, affettiğinde uzlaşması gerektiğini düşünebilir. Bir araya gelmekten korkarak bağışlamaz.
  • Uzlaşmak tekrar bir araya gelmek, güveni yeniden bina etmektir. Oysaki size ihlalde bulunan kişiyle bir araya gelmeniz bazı durumlarda sizi tehlikeye sokar.
  • Affettiğiniz kişiyle  bir araya gelmeniz gerekmiyor affettikten sonra. Hayatınıza başka bir yön vermeye karar vermiş olabilirsiniz.

Affetmek her şeyin düzeldiği anlamına gelmez.

Affettiğiniz kişiye karşı tüm düşünce ve duygularınızın olumlu yönde değişmeyebilir. Bağışladıktan sonra da olayla ilgili negatif duygularınız devam edebilir. Affettikten sonrada ilişkinizle ilgili çalışmanız gerekir.

Affetmek sadece karşınızdakine değil kendinize de yaptığınız bir iyiliktir.

Başkasına bir hediye olarak verebileceğiniz gibi, kendi iyiliğiniz içinde affedebilirsiniz.

Sahte affedicilik olmak.

Bireyin affettiğini söylemesi fakat sürekli hatırlatarak başa kakmasıdır sahte affedicilik.

Affetmek bir anda olmaz. Affetmek bir süreçtir. Affettikten sonra tutunmamız ve sürdürmemiz gerekir.


Kendini affetmek konulu söyleşi

4) Affetmek neden zordur?

Partneriniz sizi aldatmış olabilir. Aileniz tarafından çocukken hayal kırıklığına uğratılmış olabilirsiniz. Ya da arkadaşlarınızla güveninizi kaybetmiş olabilirler. Nihayetinde affedip affetmeme konusunda karar vermeniz gerekir.

Bir ihlale maruz kaldıktan sonra yoğun duygular içine girersiniz. Bu yoğun duygular bir süre sonra yerini karar vermenin zorluğuna bırakır. Yolunuza nasıl devam etmelisiniz? Güveninizi kıran, size ihlalde bulunan kişiyi affetmek mi? Uzlaşmak mı? Yolunuza başka yollardan devam etmek mi? Yoksa intikam almak mı? Affederek şikayet ve yargılamalardan kurtularak yaralarınızı iyileştirebilirsiniz. Fakat bağışlamak pratikte oldukça zordur. Affetmek istediği halde bunu güç bulduğundan da yapamıyor olabilir kişiler.

Affetmek yapılması en zor erdemlerden biridir.

İntikam, kin ve nefret duyguları affetmeyi zorlaştırır.

İntikam alma ve kin duyguları bireye geçici bir mutluluk getirebilir. Fakat uzun vadede öç almak bireyin problemiyle daha uzun süre meşgul olmasına sebep olur. Böylelikle kişi yaralarını iyileştirecek vakit bulamaz. Bu nedenle intikam almaya çalışan birey çok daha fazla zarar görür. Hayatına devam edemez. Sürekli intikam düşüncesiyle kendisine yapılan ihlal daha da büyür. Unutulamaz hale gelir.

Af dilenilen konumda olmak güç getirir.

Bağışlamayan ve böylelikle af dilenilen konumda olan kişi ilişkide bir anlamda üstün konumdadır. Bu pozisyonunu değiştirmek istemeyebilir.

İhlali gerçekleştiren kişinin kayıtsız kalması zorlaştırır bağışlamayı.

Kişinin duyarsız olması, hatasını kabul etmemesi, pişmanlık duymaması, mağduru suçlaması, özür dilememesi affetmeyi güçleştirir.

İntikam almaya çalışan adam iyileşebilecek olan yaralarını da açık tutar. – Francis Bacon

5) Hangi durumlarda affetmek daha kolaydır?

Sonuçların ağır olmaması 

Yapılan araştırmalara göre özellikle Batı dünyasında affetmenin önemli belirleyicilerindendir.

İhlalin küçük olması.

Sokaktan geçen birinin size çarpması ile bir arabanın çarparak sizi sakatlaması bir değildir.

Niyet

Bireyin bunu kasıtlı ya da istemeden yapmış olması özellikle Türk toplumunda insanların bağışlamaya karar vermesinde önemli bir etkendir.

İhlalin gerçekleştiği koşullar

Fakirlikten çalan bir bireyle, zevk için çalan biri aynı şekilde değerlendirilmez.

Özür dilenilmiş olması.

Failin özür dilemesi, pişmanlık duyması affetme ihtimalini artırır. Özür dilemek verilen hasarı kabul de etmektir aynı zamanda. Bireyin bir nebze olsun sorumluluk aldığına işaret eder.

Failin yakın olması

Yakın ilişkide olduğumuz bireyleri kaybetmek istemeyiz. Bu nedenle onları affetme motivasyonumuz artabilir. Fakat kimi zaman yakınlarımız tarafından zarara uğratılmak bizi daha da fazla üzer ve affetmemizi daha da güçleştirir.

6) Kimler için affetmek daha kolaydır?

Karakter özellikleri

  • Affedici bir birey olma, deneyime açıklık, sorumluluk özellikleri olanlar daha kolay affeder.
  • Duygusal olarak daha istikrarlı ve haline şükreden bireyler için affetmek daha kolaydır.

Yaş ve affedicilik

  • Gençler daha çok intikam almak ister ve daha az affedicidir.
  • Yaşlılar ise daha bağışlayıcıdır.

Cinsiyet ve affedicilik

  • Kadınlar daha çok romantik ilişkilerinde ihlale uğrayarak affetmekte güçlük yaşarlar. Erkekler ise daha ziyade iş ilişkilerinde ihlallerle karşılaşırlar.
  • Kadınlar ihlallerde daha uzun süre acı çeker.
  • Erkekler kendilerini daha hızlı affeder.
  • Kişilerarası ilişkide kadınların daha affedici olduğunu gösteren çalışmalar olmuştur. Fakat daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
  • Kadınların başkalarını daha kolay affetmesinin arkasında kültürel nedenlerin olduğu iddia edilmektedir.
  • Kadınlar daha ilişki odaklıdır. Erkekler ise adaletin korunmasını ön plana çıkarır.

Din ve affedicilik

  • Dindar bireyler daha affedicidir.
  • Farklı dinlere mensup bireylerle yapılan çalışmalar bunu ortaya koymuştur.
  • Din bireyi affetmeye motive eder. Dini topluluklar bireyin yaşadığı ihlallerle baş etmesi sürecinde destek olurlar.
  • İnsanlara örnek olan önemli dini figürler affedici oluşlarıyla insanları affetmeye teşvik ederler.

Kültür ve affedicilik

  • Kimi kültürlerde kendini affetmek geri planda kalır. Hatta kendini affetmek terimi tuhaf bile karşılanabilir.
  • Toplumun huzuru için başkalarını affetmek esastır. Bireyin kendi sağlığı arka planda kalır.
  • Küçüğün büyüğü affetmesi tuhaf karşılanabilir.
  • Affetme ritüelleri düzenlenebilir kimi toplumlarda.

Zayıflar hiçbir zaman affedemez. Affetmek güçlülere mahsustur. – Mahatma Gandhi

7) İnsanları affetmek bize neler kazandırır?

Affetmek – Fiziksel sağlımız

  • Affetmeyen kişi kin, nefret ve intikam duyguları nedeniyle stres yaşar. Stres kalp sağlığı başta olmak üzere vücut için zararlıdır.
  • Stres bağışıklık sistemine etki ederek birçok sağlık problemine davetiye çıkarır.

Affetmek – Ruhsal sağlımız

  • Affetmeyen bireylerin yaraları açık kalır. Hayatta ilerlemeleri güç olur.
  • Başkalarını affetmek depresyon ve kaygı ile negatif ilişkilidir.
  • Affetmeyen insanlar öfke, nefret ve intikam duyguları beslerler.

Affetmek – Sosyal ilişkiler

Affetmemek uzlaşmayıda engeller. Bu şekilde bize destek olabilecek bireyleri kaybedebiliriz.

  • Bağışlama ilişki kalitesini artırır.
  • Affetmek ilişkinin ömrünü uzatır.
  • Toplumda harmoni sağlar.

Erdem bir kötülüğü yapmamak değil, yapılmış kötülüğü bağışlamaktır. – M. T. Cicero

8) Affetmek zorunda mıyım? – Hangi durumlarda bağışlamamalısınız?

Son yıllarda giderek bağışlamanın olumlu etkilerine vurgu yapan bilimsel çalışmalar gösterilerek bağışlamamız salık veriliyor. Karşılaştığımız yayınlar bize bağışlamayı her derde deva bir krem gibi sunuyorlar.

Bağışlamamanın ruh sağlığını olumsuz etkileyerek depresyon ve kaygı bozukluklarına davetiye çıkarabileceği öne sürülüyor. Ayrıca kin ve öfke duygularına sarılarak stres düzeyimizi artırabileceğimiz iddia ediliyor. Artan stres bağışıklık sistemini etkileyerek birçok sağlık probleminin yaşanmasına sebep olabilir. Bu rahatsızlıklar arasında kalpten tutunda kansere kadar birçok hastalık sıralanıyor.

Erken gelen affedicilik zararlı olabilir.

  • Birey bağışladıktan sonra uzlaşma yolunada gitmiş olabilir. Affettiğini sanabilir. Oysaki kendisini daha da yaralamış ve travmasını derinleştirmiş olabilir.
  • Erken gelen affedicilikte bir süre sonra negatif duyguların yüzeye çıkmasına sebep olabilir. Affetmek bir anda olabildiği gibi uzun bir sürecide gerektirebilir. Negatif duygular çatışmaya sebep olur.

Toplumun affetme baskısı aslında uzlaşma baskısıdır.

  • Toplum ayrılığı düşünen çiftleri bir arada tutmaya çalışır. Böylelikle görünürde uzlaşan çift aslında birbirini affetmemiştir. Duygusal olarak taşıdıkları negatif duygular çatışmaya dönüşebi
  • Bağışlamak sizin kendi iyiliğiniz içindir. Zira intikam ve kin gibi negatif duygulara sahip olmak fizyolojik ve ruh sağlığınız için olumlu sonuçlar doğurmaz.

Affedicilik konusunda objektif olmamız çok güç.

Hayatımızla ilgili verdiğimiz diğer önemli kararlarda olduğu gibi bağışlamak da hem duygusal hem de bilişsel bir süreç. Sahip olduğumuz ilişkiye verdiğimiz değer ve ihlalin yeniden gerçekleşme ihtimali gibi birçok konuyu göz önünde bulundurmamız gerekiyor.

Affetmek herkes için her durumda en iyi olan tepki değildir. İnsanı hasta bile yapabilir.

Bağışlayarak fiziksel ve ruh sağlımız kadar ilişkilerimizinde kalitesini artırmanın ve sosyal ilişkilerimize olumlu katkılarda bulunmanın mümkün olabileceği iddia ediliyor. Tüm bu umut verici iddialara rağmen ben bağışlama konusunda sizleri daha dikkatli olmaya davet etmek istiyorum.

İnsanların yaşamış olduğu acılarla yüzleşmeliyiz.

Bağışlayarak geleceğe odaklanmamız gerektiği gibi iddialar insanların geçmişte ne kadar acı çektiğiyle yüzleşmekten bizi alıkoymamalı. Ayrıca kişilerin ve grupların yaşadığı travmalara akıllıca teoriler geliştirmemizede mani olmamalı.

Bağışlamamak utanç yaratmamalı.

  • Bağışlamayı toplum olarak sürekli ön plana çıkardığımızdan, bağışlayamayan insanlar sanki kötü bir şey yapıyorlarmış gibi hissedebilirler kendilerini.
  • Utanç duygusu özellikle eşleri tarafından kötü muameleye tabi tutulmuş kadınlara yaşatılır. Sorumlu bir anne olarak eşlerini bağışlamaları ahlaki bir görevmiş gibi kendilerine dayatılır.
  • Oysaki toplumun bağışlama baskısı büyük ölçüde uzlaşma baskısıdır. İlişkiye devam etmeleri beklenir. İç dünyalarında yaşadıkları önemsenmez.

Bağışlamanında bir zamanı var.

  • Yaşanılan bir ihlal, haksızlık ya da aldatılmadan sonra insanlar kızgınlık, öfke gibi doğal tepkiler sergileyebilir. Bireyin ilk tepkilerinden birinin bağışlama olmasını beklemek oldukça gerçek dışı. Bir çok insan bağışlamak için vakte ihtiyaç duyar.
  • Kişinin bağışlama sürecini kendisine uygun olan zamana bırakması onları daha da güçlü kılabilir.

Danışanlarımıza bağışlamalarını salık verirken dikkatli olmalıyız.

  • Bir çok danışanımız ilk seanslarda bize tam olarak güvenmediğinden, yaşadıklarını tüm boyutlarıyla anlatmazlar. Özellikle ilişki terapilerinde biz çiftin uzlaşması konusunda başlangıçta daha iyimser olabiliriz. Oysaki yaşananlara daha fazla vakıf olduğumuz ileriki seanslarda bu iyimserliğimiz azalabilir.
  • İlk seanslarda bağışlama konusunda ısrarcı olmak, danışanı şöyle bir düşünceye sevk edebilir. Sen benim neler yaşadığımı bilsen, bağışlamamı teklif dahi etmezdin.
  • Ya da danışanlarımız onların acılarını yeterince anlamadığımızı ve hafife aldığımızı düşünebilirler.
  • Yaranın henüz sıcak olduğu dönemlerde danışanlarımızı bağışlayıcı olmaya teşvik edersek bunun onları uzlaşmaya götürme tehlikesi de doğabilir. Bağışlamak bireyin negatif duygularının azalarak pozitif duygularının çoğalması anlamına gelir. Uzlaşmak ise tekrar güvenin bina edilerek iletişim ve paylaşım kanallarının açılmasıdır.
  • Bize eziyet veren kişiyi bağışlasak bile uzak durmamız daha sağlıklı olabilir tehlikenin devam ettiği durumlarda. Bağışlama ile uzlaşmayı duyguların yoğun olduğu dönemde birbirinden ayırt etmek oldukça güçtür.

Bağışlamamanın da yararları bulunur.

  • Öfke bireyi kendi ayakları üzerinde durmak için harekete geçirebilir. Öfke büyük bir enerji de sağlayabilir. Bu enerji onları depresyondan çıkarabilir ve değişmeleri için motive edebilir.
  • Bağışlamamak ileride incinmelerini engelleyebilir insanların.

Erken gelen bağışlama bireyin kendine olan güvenini sarsabilir.

Kimse başkalarını bağışlamak için baskı altında hissetmemeli kendisini. Aslında güçlü karakter özelliklerinden olan affedicilik erken ve tam olarak sindirilemeden gelirse, kişi kendisine olan saygısını da yitirebilir.

Bağışlanan kişinin tutumu çok önemli.

Bireyin bağışlamaya karar vermesi kadar, bağışlanan kişinin davranışlarını değiştirmeye karar vermiş olması da önemli. Çünkü biliyoruz ki ihlali gerçekleştirenler genellikle yaptıklarının sorumluluğunu almazlar. Ya da yaptıkları fenalıkların yarattığı olumsuz etkileri küçümserler.

Eğer kişi özür dileyerek davranışlarını değiştirmişse, bağışlayan kişinin kendine olan saygısı artabilir. Fakat yanlış tutum sürüyorsa, bağışlayan kişi kendisini kötü hisseder.

Öfkenin kendi doğalında yavaşça kaybolmasını engellemek zararlı bir bastırmaya itebilir.

Öfke ya da intikam alma duygusu bastırılırsa içselleştirilebilir. Bastırılmış öfkede pasif saldırganlığa, depresyona, ilişki problemlerine ve birçok psikosomatik rahatsızlığa sebep olabilir. İleride ortaya çıkabilecek tartışmalarda çok acı bir şekilde ortaya çıkabilir.

İhlalde bulunan kişilerle yüzleşmenizin faydaları olabilir.

Bağışlamak yerine size karşı haksızlıkta bulunmuş kişilerle yüzleşmeniz sadece sizin kendinizi iyi hissetmenizi sağlamaz. Zorbalığın, istismarın ve ayrımcılıkların azalmasına da katkıları bulunabilir.

Dünyada birçok haksızlık karşılarında hiç kimse durmadığı için devam ediyor. Zorbalığa karşı durmak toplumsal değişimi tetikleyebilir.

Kimin kimi affetmesi gerektiğini düşündüğü önemli.

Bu çok bilindik bir şey gibi gelebilir. Ama çoğunlukla yaşanan problem tam olarak da buradan kaynaklanır. Bağışlanmayı savunan bireylerin bundan duygusal ya da maddi çıkarları olmamalı. Eğer çıkar ilişkileri varsa bağışlama konusunda dikkatli olunmalı.

Bir grubu toplu olarak affetmek için önce eziyet durmuş olmalı.

Bağışlamayı sadece bir kişinin diğerini affetmesi olarak göremeyiz. Bu toplumların maruz kaldığı eziyetleri küçümsemek olur. Bir çok grup atalarının çektiği acıların etrafında toplanırlar. Birlikte değişim için güç bulurlar.

Topluluk olarak marjinalleşmiş bir grubun diğer bir topluluğu affettiği durumları hatırlayalım. Bunların bir çoğunda örneğin; siyahilerin yaşadıkları, Afrika’da iç savaşlar gibi, görmüş oldukları eziyetler devam etmektedir. Zorbalığın ortasında bağışlama nasıl mümkün olabilir?

9) Affetmenin yolları – Affetmek için neler yapabilirim

Yazma tekniği

Güzel bir egzersiz olarak yazı yazmanız önerilebilir. İçinizden gelenleri olduğunu gibi yazdıktan sonra sizi yaralayan kişiye bu notlarınızı hiç göstermeyebilirsiniz.

İçinizden geçen duyguları yazdıktan sonra okuyarak tekrar farklı cümlelerle duygularınızı yazabilirsiniz. Her yazışınızda zihninizin daha da berraklaştığını, daha kısa yazdığınızı görürsünüz.

Yine başka uygulanan bir teknikte baskın olmayan elinizi (sağ elinizle yazıyorsanız sol elinizi) kullanarak içinizden geçenleri yazmanızdır. Bu şekilde beyninizin diğer lobunu kullanmış olursunuz.

10) Kendini affettirme

Yapılan çalışmalar ihlali gerçekleştiren kişinin tavırlarının affedilme ihtimallerini etkilediğini göstermiştir. İşte affedilme ihtimalinizi artırabilecek olan davranışlar.

Hatalarınızla yüzleşin, sorumluluk alın.

İhlalde bulunan birçok kimse bu durumla yüzleşmeyerek özür dilemez. Öncelikle kendiniz kabullenmelisiniz yanlış yaptığınızı. Bir çok zaman danışanlarım, eşleri tarafından affedilmek ister. Ama aslında içten içe özürlük bir durumda olmadığını düşünürler. Sadece eşleriyle yeniden uzlaşmak istemektedirler. Eşlerinin boş şeyleri kafalarına taktığını düşünürler. Ama bu konuda ısrar etmeyerek, ne yapıp yapıp barışmalıyız diye düşünürler. Özür dilerken genellikle “her ne yaptıysam affet” gibi bir cümle kurarlar. Ya da özürlerinin içinde birçok “ama” olur. “Özür dilerim yaptıklarım için ama sende insanı gerçekten çığrından çıkarıyorsun…” Bu tutumla başarılı olmak oldukça güçtür.

Pişmanlık gösterin.

İhlalde sonra takınacağınız tutum affedilebilme ihtimalinizi büyük ölçüde etkiler. Umurunuzda değilmiş gibi davranmanız yanlış olur.

İyilik ve şefkat gösterin.

Yaptığınız hatalı davranışı telafi etmek için olumlu davranışlarınızın sayısını artırabilirsiniz.

Zaman verin.

Kimileri bir ihlalden sonra çabucak eski ilişki kalitelerine dönmek isterler. Sürekli af dilemeniz o kişiyi daha da uzaklaştırabilir. Bu yüzden zaman vermek daha faydalı olabilir. Bireyin öfkesinde zamanla azalma olabilir.

Uzun bir konuşma yapın.

İhlalde bulunan birçok birey konu hakkında konuşmaktan kaçınır. Örneğin, aldatan eşler konunun açılmasına bile çoğu zaman müsaade etmezler. “Oldu bitti neden her şeyi bilmek istiyorsun? Sana ne faydası olacak? Kapat artık bu konuyu…” Oysaki aldatılan eş yaşadıklarına anlam vermeye çalışmaktadır. Bu süreçte yanlarında olmanız gerekir.

Konuşmak yerine yazmayıda deneyebilirsiniz eğer bu şekilde kendinizi daha iyi ifade edebileceğinizi düşünüyorsanız.

Yüksek sesle yapılan tartışmaların sonucunda affedebilme ihtimaliniz oldukça düşüktür. O yüzden mümkün olduğunca sakin kalmaya çalışın.

İçtenlikle sorun.

Sırf hoş olmayan bir durumdan kurtulmak için özür dilemeyin. İçten olun.

Başkalarından arabulucu olmalarını isteyebilirsiniz.

Objektif bir bakış açısı getirebilirler.

11) Affedicilik odaklı terapiler

Affetmenin sosyal ilişkilerimize, fiziksel ve ruh sağlımıza olan olumlu etkilerinden faydalanabilmek için farklı affedicilik odaklı terapiler geliştirilmiştir. Bu terapi modellerinin etkinlikleri farklı danışan gruplarıyla kanıtlanmıştır.

Affedicilik konusuna ruh sağlığı perspektifinden bakan araştırmaların sayısı oldukça sınırlıdır. Hemen hemen her konuda görüşler öne süren Freud ve Adler gibi kuramcılar affedicilik konusunda sessiz kalmışlardır. Oysaki psikoterapiye başvuran birçok danışanımız haksızlığa uğramıştır. (Ya da uğradığına inanıyordur.)

Affedicilik odaklı terapilerde bireye bağışlama empoze edilmez. İncinmişliklerinin üstesinden gelebilmek için birlikte affetme seçeneği gözden geçirilir. Bunu kabul eden danışanlarınızla affedicilik aşamalarından geçebilirsiniz.

Enright ve Worthington’ın ortaya koydukları affedicilik süreçlerinde danışanlar farklı aşamalardan geçerler.

  • Farkındalık. Ortaya çıkarma evresi. Öncelikle danışanın yaralandığını kabul etmesi gerekir. Burada devreye savunma mekanizmaları girmiş ve danışanı yaşamış olduklarıyla yüzleşmekten alıkoymuş olabilir.
  • Karar. Farkındalık kazanan danışanın, affetmenin ne olduğunu kavradıktan sonra bilinçli bir şekilde affetmeye karar vermesi gerekir.
  • Çalışma evresi. Kabahatli bireyin hatasından öte bir insan olduğu ortaya konarak, empati ve merhamet duyguları pekiştirilir. Bilişsel teknikler kullanılarak danışan duygusal affetmeye hazırlanır.
  • Derinleşme evresi. Kabahatli kişiye ve kendine karşı farkındalık geliştirmiş olan danışan daha farklı düşüncelerle yeni yaşam anlamları kazanır.

12) Affetmekle ilgili sözler

Düşmanına zarar vermek; seni ondan daha küçük yapar, intikam almak; onunla aynı düzeye getirir, affetmek; ondan üstün yapar. – Benjamin Franklin

Attığınız tokata karşılık vermeyen kişiden sakının, o hem sizi bağışlamaz hem de kendinizi bağışlamanıza olanak bırakmaz. – Bernard Shaw

İnsan, sevdiği müddetçe affeder. – François de La Rochefaucauld

Dal rüzgarı affetmiştir; ama kırılmıştır bir kere. – Nazım Hikmet Ran

Affetmek nedir? – Yazıda kullanılan kaynaklar

Aydın, F. T. (2017). Forgiveness concept in psychology: A literature review [Psikolojide affedicilik kavramı]. The Journal of Happiness & Well-Being. 5(1). 1-12.

Affetmek nedir, Bağışlama adlı bu yazıya eklemek istedikleriniz varsa lütfen paylaşın.