Biliyorum suçluyum. Geçmişimde davranışlarımla başkalarını yaraladım ve onları bu yaralarla yalnız bıraktım. Kendim için kolay çözümler buldum. Problemlerimden kaçtım. Ama şimdi çok daha büyük bir problemim var. Çünkü şimdiki bana hiç uymuyor bu geçmişim.

1) Kendini affetmek nedir? 

Kendini affetmek insanın kendisine karşı suçluluk, öfke, pişmanlık duyguları yerine şefkat, sevgi ve merhamet göstermesidir.

Bireyin kendisinİ affetmesi başkalarını affetmesinden daha zor Olabilir.

Kendini affetmek hiçbir şey olmamış gibi davranmak anlamına gelmiyor. Tam aksine, kişinin yaptıklarının sonuçlarını kabullendiğini gösterir. Ama bu sonuçlar hakkında kendi oluşturmuş olduğu negatif duygulara yoğunlaşmaya izin vermez.

Suçlu olmak ve suçluluk hissi duymak aynı şeyler değildir.


Kendini affetmek konulu söyleşi


2) Kolayca kendini affetmek

Şunu da unutmayalım. Hata yapıp bundan hiç vicdan azabı duymamak bir psikolojik hastalık belirtisidir. Psikopat olarak tanımlanan bireyler yaptıklarından hiç pişmanlık duymayabilir.

Kendini affetme düzeyi arttıkça mağdura karşı empati [eşduyum] duyma düzeyi azalır. Hiç pişmanlık duymayan kişinin suç işleme ihtimali artar. Hapishanelerde uygulanan terapilerde, bireye pişmanlık duygusu kazandırılmaya çalışılır.

İleride pişmanlık yaşamama isteği ile birey daha etik davranabilir. Pişmanlık duygusu bizi ileride daha iyi insan olmaya da iter. Çıkardığımız derslerle ileride daha yapıcı olabiliriz.

Fakat, her şeyde olduğu gibi pişmanlık, öfke ve utanç duygularının aşırı olması bireyin ruh sağlığını olumsuz yönde etkiler.

3) Kendini affetmek – Neden kendimi affetmeliyim?

Kendini affetmek, başkalarını affetmek kadar önemlidir. Bir çoğumuz başkalarından daha çok kendimizi sorumlu tutar yaşanılanlardan.

Kendini affetmek ruh sağlığını olumlu yönde etkiliyor. 

İleride pişmanlık duyacağımız endişesi bizi hata yapmaktan alıkoyabilir. Başkalarına daha iyi davranmaya sevk edebilir. Bir ihlalde bulunduğumuzda pişmanlık duymak bizde olumlu davranış değişikliklerine sebep olabilir.

Kendini affetmemekle depresyon, intihar düşüncelerine sahip olmak, madde bağımlılığı ve yeme bozuklukları gibi psikolojik rahatsızlıklar arasında ilişki bulunmuştur.

Kendini affetmek yaraların kapanmasına yardımcı olur. Yaralar orada. Fakat siz bu yaraların üzerlerindeki kontrolünüzü artırabilirsiniz.

Kendini affetmek olumlu davranışları artırıyor.

Kendini affetmemek öfkeye dönüşebilir. Daha fazla kişiye zarar vermemize sebep olabilir.

⇒ Hapishanelerde yapılan araştırmalarda kendilerinin değil, yaptıkları davranışın kötü olduğunu kabul eden mahkumların daha az suçu tekrarlamaya meyilli olduğu görülmüştür.

Kendimize karşı bastırdığımız öfke, pişmanlık duygusu ile başkalarını suçlayıcı olabiliriz. Bu şekilde sorumluluktan, belki de bize çok acı verebilecek olan yüzleşmeden kaçarız.

Pişmanlık içinde kendinizi yıpratmak yerine daha yapıcı adımlar atabilirsiniz.

Örnek

Derslerinde arzu ettiği başarıyı henüz yakalayamamış olan genç kendisini hayal kırıklığına uğratır. Bu durumda başarısız ve yetersiz hissederek, bu duygularını kız arkadaşına aktarır. Öfkeli ruh hali içerisinde kendisini ‘başarısız’ göreceğine inandığı sevgilisinin onu aldatabileceği inancına kapılır…

İnsan affetmeyİ öğrenebilir.

4) Kendini affetmek – İnsanın kendini affetmesi neden güçtür?

Kendini affetmek başkalarını affetmekten daha güç olabilir. Çünkü 7/24 kendinizle ve düşüncelerinizle berabersiniz. Size ihlalde bulunan kişiyi gün içerisinde meşguliyetlerinizle unutabilirsiniz. Ama insanın kendisine ve başkalarına yaptığı ihlalleri unutması zor olabilir. Buna rağmen duygusal olarak güçlü olan bireyler kendilerini ve yaptıkları hataları affetmeliler.

İnsanın kendini affetmesi, hatalı olabileceğini kabullenmesidir.

Ahlaki standartlarınızın yüksek olması. İnsanın kendisini bağışlamakta zorluk çekmesinin en büyük sebeplerinden biridir. Çok yüksek ahlaki standartlara sahip olabilirsiniz. Bu standartlar gerçekçi olmayabilir. Süper ego’ları yüksek bireyler katı ahlakçı bir tutum içinde bulunabiliyorlar. Aşırı uç örnekleri ile psikiyatri ortamında sıklıkla karşılaşırız. Günah işlediğini düşünen birey, ölüm korkusuna, ölümden sonra mutlak cezalandırılacağı duygusuna kapılır.

Belki yapılan her hatanın cezalandırılması gerektiğine inanmak. Çocukluğumuzdan beri bazı şeylerin doğru, bazılarının yanlış olduğu bilgisiyle yetiştiriliriz. Yanlışlarımızın sonucu da cezalandırılmak olarak gerçekleşir. Özellikle de aile cezalandırıcıysa çocuklarına karşı, kendilerini büyüyünce yaptıkları hatalara karşı affetmeleri daha da güç olacaktır.

Yaptıklarınızın sonucu olarak vicdan azabı duymanız gerektiğini düşünüyorsunuzdur. Bu inançlarınızın geçerliliğini sorgulayabilirsiniz. Bu bir nevi kendi kendini cezalandırmadır.

Kendinden yüksek beklentilere sahip olma. Bazıları başkaları kendilerine ihlalde bulunduğunda yapılan hatayı ve sonuçlarını önemsizleştirme eğilimine girer. Yapılan haksızlıklar için bahaneler bulur. Fakat söz konusu kendisi olduğunda yaptıklarının hiçbir mazeretinin olamayacağını düşünür. Burada birey ‘bunu ben nasıl yaparım’ duygusuna kapılır.

Başkalarını kolaylıkla affeden, ama kendisini affedemeyen bireylerin kendilerine olan güvenleri düşük olabilir. Kendilerine değer vermiyor olabilirler. Başkalarına gösterdikleri şefkati kendilerinden esirgeyebilirler.

İlginizi çekebilir: Kişiler arası ilişkilerde affetmek

5) Kendini affetmek – Hangi durumlarda kendimizi affetme güçlüğü yaşarız?

Sadece başkalarına yaptığımız fenalıkları değil kendimizle ilgili birçok şeyi de affetmekte güçlük çekeriz.

Aşağıda sıraladığım nedenlerin bir çoğunu okuduğunuzda insanlar bunlar için kendini nasıl suçlar diye hayrete düşebilirsiniz. Fakat klinik ortamlarda bunların örneklerine sıklıkla rastlanır.

Sevdiklerimize verdiğimiz acılar

  • Başkalarının güvenini kaybetmek birey için büyük bir kayıptır. Bu acılar ayrılıkla da sonuçlanabilir. Özellikle de etkisi kalıcı olduğunda sürekli yaptığımız hatanın sonuçlarıyla yüzleşiriz. Örneğin, ebeveynlerin çocuklarını yanlış bir evliliğe sürüklemesi.
  • Kendimize yaptığımız hataların sonuçlarıyla da ilgili olabilir. Örneğin, uyuşturucu kullanmak gibi kötü alışkanlıklar.
  • Attığımız yanlış adımların ceremesini başkalarının çekmesi. Örneğin, finansal hatalarınız ile ailenizi madden güç duruma düşürmek. Maalesef birçok başarılı işadamı iflas ettikten sonra intihar yolunu seçer.
  • Sevdiklerimizin bize ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz zamanlarda yanlarında olamamak.

Başkalarına verdiğimiz zararlar

  • Trafik kazası yapan şöförler
  • Yanlışlıkla başkasının ölümüne sebep olanlar. Örneğin; çocucuğunu emzirirken uyuya kalıp, boğulmasına sebep olan anne. Ya da evde çıkan yangında çocukların yaşamını yitirmesi…

Kendimize verdiğimiz zararlar

  • Zamanımızı boşa geçirmiş olmak
  • Kötü alışkanlıklarımız
  • Sağlığımıza dikkat etmemek

Verdiğimiz önemli kararlar

  • Eğitim aldığımız bölüm
  • Eş seçimimiz
  • Finansal yanlış kararlar, yatırımlar

Standartlarımıza erişememek

  • Umduğumuz başarıları elde edememiş olmak. Çoğu zaman kendimize ulaşılması güç hedefler seçeriz.

Madur olarak kendini affetmek

  • Felaketten kurtulan kişi olmak. “Neden ben kurtuldum da başkaları kurtulmadı… Onlar daha fazla yaşamayı hakediyorlardı” gibi düşünceler.
  • Başkaları tarafından kurtarılmak. Bizi kurtaran kişinin zarara uğraması. “Beni kurtarmaya çalışırken, canından oldu…”
  • Tacize uğrayan bireyler. “Acaba uygunsuz mu giyindim. Ben mi provake ettim.”
  • Başkaları tarafından haksızlığa uğratılmak. Onları buna ittiğimiz gibi yanlış bir inanç. Örneğin, kumar bağımlısı eşi olan birçok birey, ortada para bıraktığı için kendisini suçlar. Eşlerini çalarak kumar oynamaya teşvik ettiklerini düşünürler.

Olumsuz duygular, düşünceler ve arzular

  • Örneğin, arkadaşamızın eşine karşı duygular beslemek.
  • Başkalarını kıskanmak.
  • Başkalarının kötülüğünü istemek.

Çocuklarımızın hastalıkları

  • Birçok ebeveyn çocukları kanser gibi ağır hastalıklara yakalandığında kendilerini suçlarlar. Örneğin, günahlarından dolayı cezalandırıldıklarını düşünürler.

Suçluluk duygusu belki de ölümün en yakın arkadaşıdır. – Coco Chanel

İnsan kendini nasıl affeder?

Sahip olduğunuz ahlaki değerlerin farkında olun.

Pişmanlık duymamızın en büyük nedeni yaptıklarımızın ya da düşündüklerimizin sahip olduğumuz ahlaki değerlerle bağdaşmaması. Ahlaki değerlerimizin farkında olursak neden başkalarıyla olan ilişkilerimize belirli bir şekilde tepki verdiğimizi fark ederiz.

Kimi zaman ahlaki değerlerimizi olduğu gibi başkalarından adeta toplu halde yutarız. Bu değerler gerçekten kendinize mi ait? Yoksa toplumun, ailemizin bize aşıladığı ama aslında kendimizin arzu etmediği değerler mi? Birçok insan ailesi ve toplumun değerlerini içten kabul etmez. Ama yine de kendisini suçlu hisseder. Ailem bilse böyle yaşadığımı, büyük hayal kırıklığına uğrar diyebilir.

Bundan sonra yaşatmayı amaçladığınız ahlaki değerlerinize uygun davranmaya çalışabilirsiniz. Bu şekilde davranmak kendinize olan güveninizi artırır. Kendinizle gurur duymanızı sağlar ve korkularınızın önüne geçer.

Elbette insanın sahip olmak istediği kişilik özellikleri ile, sahip olması gerektiğini düşündükleri farklı olabilir. Mesela birey hafta bir Cuma’ya gitmeyi hedefleyebilir. Fakat, beş vakit namaz kılınması gerektiğine inanır.

Geçmişin geçmişte kaldığının farkında olun.

Bunun için kendimizi olduğumuz gibi kabul etmemiz gerekir. Kabullenme duygusal iyileşmeyi de beraberinde getirir.

Geçmişi geride bırakarak hayat defterinizde yeni bir sayfa açabilirsiniz. Yaşadıklarınız sizi siz yapacak olan tecrübelerinizdir. Geçmiş hatalarınız size yön gösterebilir. Fakat geçmiş pişmanlıklarınız sizi tanımlamamalılar.

Yaptıklarımızı değiştiremeyeceğimiz gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.

Gelecekte atacağımız adımlara dikkat edebiliriz. Kızgınlık içinde vakit geçirmek yerine, kendimizi affederek iyileşmenin başlamasını sağlayabiliriz.

Geçmişe gitmeniz mümkün olsa nasıl davranırdınız?

Bu soruyu gözden geçirerek yazabilirsiniz. Geçmişte yaptıklarınızdan bir şeyler öğrendiğinizi gösterebilir size.

Eğer o zaman şu anda sahip olduğunuz farkındalık, bilgi ve kabiliyetleriniz olmuş olsaydı çok daha farklı olabilirdi. Bu egzersiz size katettiğiniz mesafeleri gösterir.

İlginç olan paradoks, ancak kendimi olduğu gibi kabul ettiğim zaman değişebilecek olmam. Carl Rogers

Kendi pozitif yanlarınızı da görün

Yaşamınız hatalarınızdan ibaret değil. Farklı durumlarda ortaya koyduğunuz pozitif özelliklerinizi, güçlü yanlarınızı da göz ardı etmeyin.

Zamanında elinizden gelenin en iyisini yaptığınızın farkında olun.

O zaman şimdi sahip olduğunuz perspektife, kaynaklara, olgunluğa… sahip değildiniz. Belki de kendinizi kurtarma içgüdüsü ile haraket ettiniz.

Kendinizi olduğu gibi kabul edin.

Hatalarınıza rağmen iyi bir insan olduğunuzun farkında olun. Eksikleriniz sizi siz yapan şeylerden bazıları. Sizin eksiklik olarak gördüğünüz özellikleriniz başkalarına sizi ilginç kılıyor olabilir. Mükemmel biri değilsiniz. Sizin de hatalarınız var.

Ama aynı zamanda gelişme yolunda adım atan birisiniz. Hatalarınız gelişmenize yardım eder. Hayatta ilerleme katetmek istiyorsanız kendinizi hatalarınızla birlikte kabul etmelisiniz.

İyi bir insan olduğunuzu unutmayın.

İyi bir harekette bulunmamış olmanız sizi kötü bir insan yapmaz. Utanç ve pişmanlık duyguları ile kendinizde bir şeylerin kötü gittiği düşüncesine kapılabilirsiniz. Kötü bir davranışta bulunmak ile kötü bir insan olmak arasında fark var.

Her ne kadar pişmanlık duyduğunuz davranışın nedeni sizin için şu an mantıklı olmasa da yaptığınız zaman sizin için anlamlıydı.

En büyük pişmanlıklarınızı tespit edin.

Birçok şeyden dolayı pişmanlık duyuyor olabilirsiniz. Bunların altında ezilmek yerine daha yapıcı olabilirsiniz. Her pişmanlık duyduğunuz davranışı hatırlamaktansa bunları kategorize edip, belirli birkaç davranış biçiminizi saptayabilirsiniz. Teker teker her yaptığınızın arkasından yas tutmak yerine, bu davranış biçimlerini değiştirmeye yoğunlaşabilirsiniz.

Özür dileyin.

Özür dilemek hatalarınızın farkında olduğunuzu gösterir. Özür dilemek için sarfettiğiniz çabalar, ilişkiye değer verdiğinizin kanıtı olarak yorumlanabilir. Kendilerine ihlal yapılan bireylerin affetmesini kolaylaştırır özür dilemeniz.

Bağışlanmak kendinizi affetmenizi de kolaylaştırır.

Kendinize hata yapma payı tanıyın.

Yeni bir davranış biçimi adapte etmeye karar vermiş olabilirsiniz. Fakat bunu başarabilmek için zamana ihtiyacınız olacaktır. Öğrenmek, gelişmek ve büyümek.

Kendinize karşı şefkat ve sevgi gösterin.

Kendinize diğer yakınlarınıza gösterdiğiniz gibi sevgi ve merhametle yaklaşın. Öz-şefkat konusunu araştırabilirsiniz.

Yakınlarınızdan destek alın.

Bu süreç sizin için güç olabilir. Başkalarıyla paylaşmak korkularınızın üstüne gitmenizede yardımcı olur. Hatalı bulduğunuz davranışlarınıza karşı başkaları sizin olduğunuzdan daha anlayışlı olabilir.

Farklı bakış açısı kazandırabilir sevdikleriniz size. Pişmanlık ve utanç duyguları sizin mantıklı düşünmenizi engelliyor olabilir. Arkadaşınız kendinizi affetmeniz için sizin göremediğiniz nedenleri gösterebilir size.

Zarar vermeyen cezalandırıcı (yerine koyan) davranışlarda bulunun

Bir mağazadan giyecek çalmış birisi ihtiyacı olanlara kıyafet bağışında bulunabilir. Bu tarz davranışlar fiziksel ve psikolojik yaralar vermeyen türde cezalandırıcı davranışlar olmalı.

Kendinize mektup yazın.

Psikolojik olarak bireye iyi geldiği farklı birçok konuda görülen bir alışkanlık da kişin günlük tutması, kendisine mektup yazması.

Günümüze odaklanmaya çalışın

Geçmişin pişmanlıkları bireyin günümüzde yaşamasını zorlaştırır. Çevresindeki uyarılara karşı kapanmasına sebep olur.

Psikoterapi alın

Yalnızken baş etmekte güçlük çektiğinizi görüyorsanız, psikoterapi size ihtiyacınız olan desteği sunabilir. Terapi ile kendinize karşı duyduğunuz öfke, nefret gibi duygularla daha iyi baş edebilirsiniz. Karar verme aşamasında iseniz, terapi bu süreci sizin için kolaylaştırabilir.

Kendini affetmek – Bu yazıda kullanılan kaynaklar

Aydın, F. T. (2017). Forgiveness concept in psychology: A literature review [Psikolojide affedicilik kavramı]. The Journal of Happiness & Well-Being. 5(1). 1-22.

İlginizi çekebilir: İntikam Psikolojisi

Kendini affetmek konusunda ki tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

2 YORUMLAR

  1. Makalede paradox yada çelişki var. “Kendinizi affetmeniz hiç bir şey olmamış gibi davranmanız anlamına gelmiyor. Tam aksine, yaptıklarınızın sonuçlarını kabullendiğinizi gösteriyorsunuz.” Yazılana göre kendimizi affetmek, yaptıklarımızın sonuçlarını kabullenmek demek. Oysa ben hem kendimi affetmiyor, hemde yaptığımın sonuçlarını kabulleniyorum.

    • Burada vurgulanan şu. Birini incittikten sonra “aman canım çokta önemli bir şey değildi” zaten diyen bireyin kendini affetmesi gerçek bir affedicilik değildir. Bu sorumluluktan kaçmaktır. Nitekim birçok zorba bu şekilde davranır. Başkalarına eziyetler verirken ya kendi rolünü bu zorbalıkta küçültür, ya da karşıya verilen zararları. Böylesi bir inkar içinde kendini affetmek söz konusu olmaz. Sonuçlarını kabullenmek demek karşıya verilen zararı küçültmemek demektir. Örneğin; “ne olmuş çocukları dövdüysem. Biz de çok dayak yedik hiç bir şey olmadı” gibi. Ya da “ne olmuş kızları okutmadıysam. Okuyanların durumu çok mu iyi. Fıstık gibi oturuyor evde.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen buraya adınızı yazın.