Vaka örneği – İrade gücü

14 yaşından beri yeme bozukluğu gösteren 20 yaşındaki genç kadın danışan. Terapiye başlamadan iki hafta önce durumu ağırlaştığından hastaneye kaldırılmıştır. Ailenin ikinci çocuğudur. Abisinden sonra dünyaya gelmiştir. Fakat ilk oğlu gibi kendi işyerinde çalışacak ikinci bir erkek evlada sahip olmayı uman baba, kız çocuk sahibi olmaktan hoşnutsuzdur. Çocukken ailesinin ilgisini onları eğlendirmeye çalışarak çekmeye çalışır.

Babası annesinin çalışmasına karşıdır. Uzun yıllar depresyon tanısıyla psikofarmakolojik ilaç tedavisi gören annesi kızıyla çok yakınlık kuramamış. Ebeveynler arasında boşanma sürekli gündeme gelmiş fakat ertelenmiş.

Önceleri sportif olan danışan son zamanlarda kendisini yorgun hissettiğinden bırakmış egzersizi. Yataktan çıkmakta dahi güçlük yaşadığını belirtiyor. Binbir zorlukla kendisini her gün üniversiteye sürüklemediğini söyler. Psikoloji öğrencisidir.

Eskiden daha sık arkadaşlarıyla dışarı çıkan danışan durumu ağırlaşmaya başladığından beri yalnızlık duygusunu yoğun olarak hissetmektedir. Terapist danışanının psikolojik hastalığına bir kabiliyet olarak yeniden çerçeveleme getirir ilk psikoterapi seansında.

Terapist: Kendinizi çok sevdiğiniz ailenize bu derece adamış olmanız hayret verici. Açlığınız bu kadar şiddetliyken bile yemiyor olmak çok zor olsa gerek. Sizin kadar güçlü ve iradesine hakim hastalarla çok nadir karşılaşıyorum. Arkadaşlarınız dışarıda eğlenirken siz anne ve babanız arasındaki çatışma potansiyeline konsantre olmuşsunuz.

Danışan giderek yemekle olan ilişkisiyle ilgili iç görü kazanmaya başlar. Bir buçuk yıllık bir psikoterapi sürecinden sonra düzenli yeme alışkanlığına kavuşur.

İlginizi çekebilir: İlk psikoterapi seansında danışanlarınıza sorabileceğiniz sorular


Yeniden çerçeveleme (reframing) nedir?

Yeniden çerçeveleme danışanı sahip olduğu algı çerçevesinden çıkarıp başka bir algı çerçevesine koyar. Problem çerçevelemesi sıklıkla şikayet ve suçlamaya yol açar.

Danışan: Yeterince param olmadığı için arabamı tamir edemiyorum. Hakkım olan parayı alabilseydim, arabamı tamir edebilirdim. Yıllardır aynı firmada kaldığım için hakkım olan parayı bile alamıyorum.

Psikoterapist: Hakkınız olan ücret artışını, henüz talep etmediğiniz için arabanızı tamir edemiyorsunuz demek. 

Yeniden çerçeveleme şaşırtabilir de, gülümsetebilir de.  Danışanın kafasında soru işaretleri uyandırır. Danışanınızı şüpheye sokabilmemiz için onun baktığı açıdan farklı bir şekilde bakmanız gerekir durumuna. Bu sadece bilişsel bir süreç değildir. Farklı bir çerçeveye girdiğini hissetmelidir. Yaptığınız önerme danışanınız için (sizin için değil) kabul edilebilir ve anlamlı olmalı.

Danışanınızın mizah duygusuna hitap ederek onu bulunduğu tıkanmışlıktan çıkarabilirsiniz.

Problemler hakkında görüşme şeklimiz, problemin düzeyini belirler. Ve evet problemin var olup olmamasını da.

Adlar, etiketler, psikolojik hastalık tanıları. Çok masum gibi görünebilecek olan kelimelerin arkasında düşüncelerimiz, bakış tarzımız ve tutumumuz yatar. Objektif, oldukça mekanik ya da bilimsel gibi görünen ifadelerin dahi ne kadar ön yargı içerebildiğine siz de şahit olmuşsunuzdur.

Amacımız yalnızca iyimser olmak değil. Yapıcı olmak.

Burada önemli olan sürekli bardağın dolu tarafını görmek değil. Meseleyi irdeleyip illaki pozitif bir şey bulmak zorunda değilsiniz. Mevzuya farklı açılardan bakmaya ve yeni perspektifler kazanmaya davet ediyoruz danışanlarımızı. Bu anlamda danışanlarınızla kullanacağınız bir psikoterapi tekniğinden öte bir hayata bakış tarzı olarak görülebilir.

Bazen danışanın durumuna uygun bir çerçeve bulamayız. Belki de tüm terapi sürecinin amacı bunu aramaktır zaten.

Yeniden çerçeveleme örnekleri

Danışan: Konsantre olamıyorum.

Terapist: Sizin için daha önemli olan şeyler olmalı. Çok yönlü bir insan olabilirsiniz. Birçok farklı deneyime açık. [Önemde değişiklik]

Terapist: Yeni bir duyuya çabuk tepki verebiliyorsunuz. Örneğin; biri sizi çağırmış olsa, hemen tepki verebilirsiniz. [Başka bir durumda bu özelliğiniz işe yarayabilir.]

Terapist: Hiç sıkılmayacaksınız. Ders çalışırken hayatınıza renk katmayı nasıl başarıyorsunuz? [Niyetiniz farklı olabilir.]

***

Danışan: Tüm işleri benim üzerime yıkıyorlar.

Terapist: Elbette bu bir yandan üzerinize büyük bir yük. Ama diğer yandan sizi sorumlu tutmaları, sizin kabiliyetlerinize güvendikleri anlamına geliyor.

***

Danışan: Kocam beni sürekli aldatıyor.

Terapist: Sürekli size geri döndüğüne göre sizi seviyor olmalı.

Terapist: Oldukça çekici bir eşiniz olmalı herkes ilgi gösterdiğine göre.

Terapist: Eşinize çok iyi bakmış olmalısınız bu kadar genç kalabildiğine göre. [Önemde değişiklik]

***

Danışan: Çok ağır bir astım problemim var.

Terapist: Astımınız size neyin iyi gelmediğinin sinyallerini çok açık ve korkusuzca veriyor. Oldukça iyi bakılıyorsunuz.

Terapist: Acil durumlara telaşlı bir şekilde müdahale etmeye asla zorlamazsınız kendinizi bu durumda. Temkinli bir insan olabilirsiniz.

***

Danışan: İş yerinden bir arkadaşım diğerleriyle sürekli münakaşa ediyor.

Terapist: Belli ki arkanışınızın diğerleriyle ilişkisi çok yoğun ve bir şekilde sınırlarını korumayı başarıyor.

Terapist: Size geri bildirimler verdiğinde gerçekten hangi tarafta olduğuyla ilgili bir endişeye kapılmanıza gerek kalmayacak demektir.

Terapist: Her şeyi kendi başına halledemeyeceğini diğerlerine göstermeyi çok güzel başarıyor. Belki başka bir yolu vardır üstündeki yükü almanın.

***

Danışan: Eşimle üç yıldır ilişkiye girmiyoruz.

Terapist: Başka işlerinize vakit ayırıyorsunuz demektir. Aranızdaki sevgi bağı çok güçlü olmalı. Cinsel isteksizliğe rağmen hala bir arada kalabiliyorsunuz.

T: Sürekli çatışma sebebi olabilecek olan bir konudan uzak durarak kafanızı sakin tutuyorsunuz.

***

Danışan: İki erkek (kadın) arasında seçim yapamıyorum. 

Terapist: İki kişi birden sizinle ilgileniyor.

Terapist: İkisine de ne kadar önemli olduğunuzu gösterme şansı veriyorsunuz.

***

Danışan: Patronum ufak tefek her şeye takıyor

Terapist: Yarın öbür gün bir teftiş olduğunda telaş duymanıza gerek yok o halde.

Terapist: İşiyle çok yakından ilgileniyor patronunuz. Çatışmaktan kaçınmıyor.

Terapist:

Danışan: Çok kaygılıyım.

Terapist: Yeterince sebebi olmayan heyecanlarınız var demek.

Ya pozitif hiçbir şey yoksa

Öyle durumlar vardır ki çocuk istismarı gibi, pozitif bir bakış açısı getiremezsiniz. Bu gibi durumlarda onların yaşadıklarını küçümseyen ya da şüpheye düşüren çerçevelendirmelerden kaçınılır.

Yeniden çerçevelemek yerine daha çok danışanın olaylar içerisindeki yılmazlığını (psikolojik sağlamlığını) vurgulayan çerçevelendirmeler yapılabilir.

Danışan: Babam sürekli içiyordu. Oturup bize yiyecek hazırlamazdı evde yalnız kaldığımızda.

Terapist: Babanız tüm ihtiyaçlarınızı karşılamadığı için öğrenmeyi başarıdığınız kabiliyetler oldu mu?


Kaynaklar

Von Schlippe, A., & Schweitzer, J. (2010). Systemische Interventionen. Göttingen: Vandenhoeck & Ruprecht.

Neumann, K. (2015). Systemische Interventionen in der Familientherapie. Springer-Verlag.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen buraya adınızı yazın.