Psikoterapi bekleme odası dışarının kaoslu ortamından terapi odasının koruyucu ortamına bir geçiş, köprü görevindedir. Danışan yoğun bir günün ardından bir soluk alabilir. Düşüncelerini toplayabilir.

Bekleme odası hem özeldir hem de paylaşılan bir ortamdır.

Beklemek

Terapistler danışanlarına yaklaşık on dakika erken gelmeyi tavsiye ederek onlardan bekleme ve hazırlık sürecinden geçmelerini isteyebilirler. Soluk soluğa seansa yetişen danışanların konularına odaklanmaları güç olabiliyor. Asıl çalışmak istedikleri temaları açmakda güçlük çekebiliyorlar.

Bu konuda klinikte gözlemlediğim en büyük sıkıntılardan biri danışanların otoları için bir saatlik otopark ücretini taşırmak istememeleri. 50 dakika süren terapiye biraz erken geldiklerinde terapinin son dakikalarında bu nedenle huzursuz olabiliyorlar. Bunu ilk başlarda nedenini anlamamıştım. Danışanlarıma terapinin 50 dakika sürdüğünü belirtiyorum telefonda. Normal şartlarda biraz erken gelip soluklanmalarını tavsiye edebilirim danışanlarıma, ama ekstra otopark ücreti ödememeleri için bunu yapmıyorum.

Beklemek danışanların psikoterapi için olan isteklerini artırabilir. Fakat aynı zamanda kaygılarını da yükseltebilir.

Özellikle hayatlarının ciddi bir kriz döneminden geçenler için on dakika dahi beklemek güç olabilir.

Beklerken akıllı telefonla vakit geçirmek, dergilere göz atmak, bekleyenlerin kendi aralarında yaptıkları konuşmalar danışanı duygularından uzaklaştırabilir. Yanınızda bekleyen kişinin yarı duyduğunuz telefon görüşmesi sizi bambaşka duygulara sokabilir.

İhtiyaçlar

Bazı insanlar özellikle kaygılı oldukları dönemlerde konuşma ihtiyacı duyarlar. Kliniklerin bekleme odalarında diğer bekleyen danışanlarla konuşmaya çalışırlar. Bazıları ise tam tersi düşüncelerini toplamak ve sessiz kalmak isterler.

Sigara. Ofisinizde sigara içecek bir yerin olup olmaması bazı hastalar için oldukça büyük bir önem taşır. Bekleme odasından geçilen bir balkonun olmasında yarar görüyorum bu nedenle.

Eski terapi seanslarını izlediyseniz, Fritz Perls’ün danışanlarıyla sigara içtiğini, Carl Rogers‘ın seanslarda küllük ikram ettiğini görürsünüz. O zamanlardan beri sigaraya karşı tutum çok değişse de danışanların ihtiyaçları pek değişmiş durumda değil. Seans arasında bekleme odasına gidip hamile danışanın sigara içerek beklediğini görebiliyorum.

Balkonda çok kaygılı, sıkıntılı danışanlar da vakit geçirebilir, ferahlayabilirler.

Yükseklik. Kaygılı birçok danışanımız asansör kullanmak istemez. Yüksek katlarda ofislerin olmaması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle panik atak geçiren, kapalı yerde kalmak istemeyen danışanlar için erişilmez olabilir.

Mahremiyet. Kliniklerin bekleme odalarında danışanları adları ile yüksek sesle çağırmayız. Hastanenin diğer bölümlerinde sıklıkla uygulanan bir uygulama da olsa, psikiyatri bölümlerinde bundan uzak durulabilir. Yanlarına giderek alçak sesle “… Hanım/Bey. Şu odaya geçebilirsiniz…” İsmi sesli çağırmak gizliliği yıkmak olarak nitelendirilir.

Özellikle çocuklarla çalışırken bazen terapistler minik danışanları ile dışarı çıkıp aileleri ile dışarıda randevu ayarlıyorlar. Bu çok yakışık bir uygulama değil kanımca. Çocuklar da en az yetişkinler kadar mahremiyeti hakediyor. Aile odaya son dakikalarda davet edilip randevu ayarlanabilir.

Danışanla koridorda buyur etme, yön gösterme gibi günlük konuşmaların dışında bir şey konuşmamakda da yarar var. Bunun için ofis bulunuyor.

Filmlerde düzenli olarak terapistlerine giden danışanların birbirleri ile sıklıkla bekleme odasında karşılaşırlar. Zamanla arkadaşlığa dönüşür bu deneyim ya da kardeş kıskançlığına benzer tepkiler verilir. Günümüzde çok düzenli bir şekilde uzun süreli terapiye devam eden danışanlar pek olmuyor açıkçası. İnsanlar yoğun yaşamlarının arasına bir yerlere sıkıştırıyorlar terapiyi. Filmlerde gösterilen türden deneyimleri süpervizyonlarda paylaşan hiç bir meslektaşıma rastlamadım.

Bu gibi durumları daha çok grup terapilerinde rastlıyoruz. Seansa erken gelme alışkanlığında olan danışanlar arasında bir süre sonra daha arkadaşça konuşmalar geçebiliyor. Ya da bunlardan rahatsızlık duyduğu için bilerek geç gelen danışanlar.

Diğer bir konu genelde daireler şehir hayatında ofislere dönüştürüldüğü için birkaç terapist bir bekleme odasını paylaşabiliyor. Bu durumda siz ara verdiğinizde, diğer terapistlerin bekleyen danışanları olabiliyor. Kendi terapistleri araya sınırlar koyduğu için sizinle yakın bir ilişkiye geçmeye çalışabiliyorlar. Meraklı sorular yöneltebiliyorlar. Danışan şu şekilde düşünebiliyor. Terapistimle aramda sınırlar var. Ama diğer terapist benim terapistim değilki. Bir meslektaşım bekleme odasında karşılaştığı danışandan çıkma teklifi almıştı. Reddetmesinden sonra kendi terapisine de devam etmemişti. Bu gibi vakalar Türkiye’de ne kadar yaşanır bilmiyorum. Ama kendi terapistlerine olan duygularının diğer terapistlere aktarıma dönüşmesi sık rastlanabiliyor.

Dekor

Renk seçimi: Psikoterapi bekleme odası için renk seçimi konusunda dinlendirici renkler tavsiye edilir.

Çiçek. Her ne kadar ofis ortamında çiçek bulundurmak önerilse de, bazılarına alerjisi olan hastalarımız çıkabiliyor. Bu anlamda çiçek tercihiniz önemli hale geliyor.

Diğer üzerinde durulması gereken bir mesele de çiçeklere ayıracak vaktinizin olup olmaması. Çiçeklerini solduran, bakımsız bırakan bir terapist ilgisiz imajı bırakabilir kolaylıkla. Kimi terapistler bu gibi nedenlerle plastik tercih ediyorlar.

Okuma materyali. Bekleme odasında bulundurmak için sayfaları büyük, ağır ve bol görselli, konu olarak da eskimeyen kitaplardan ve dergilerden almanızı öneririm. Genellikle çok büyük kitaplar ‘yürümüyorlar.’ Danışanlar eski güncelliğini yitirmiş dergilerden çok hoşlanmıyorlar.

Bazı terapistler tereddüt yaşıyorlar okuma materyalleri seçiminde. Seçimlerinin danışanları irrite edebileceğinden, o dergi ile ilgili yargıların kendilerine aktarılacağından çekiniyorlar. Terapist olarak kendi okuduğumuzdan ziyade danışanların ilgisini çekebileceğini düşündüğümüz materyaller seçeriz genellikle. Ama danışanlar kolaylıkla böyle şeyler okuyan bir terapist diye düşünebiliyor.

Kapı. Terapi ofisleri için özel çok kalın kapılar da bulunuyor. Bu kapılardan daha az ses geçme riski bulunduruyor.

Alanyayında terapistlerin iki kapısının olması gerektiği konusunda ısrarcı olanlar var. Burada endişe bekleme odasındaki danışanın seanstan çıkan danışan ile karşılaşma endişesi. Ama uygulayan hiç görmedim. Özellikle de şehirdeki ofislerde bu çok mümkün görünmüyor. Eskiden bazı terapistlerin Avrupa’daki ofisleri bahçe içinde iki kapılı oluyormuş. Bu durumda bekleme odasında şapkasını, bastonunu ve paltosunu bırakan danışanın eşyalarını hizmetçi kadın danışana ulaştırıyormuş. Evdeki hizmetçilerin de aileden sayılıp, ailenin birçok sırrına mazhar olduğu dönemler bunlar.

!!! Çok sık rastlanmasa bile siz ebeveynleri ile konuşurken kızgın bir ergen tüm bekleme odasını altüst edip zarar verebiliyor. Tabi bir de arada sırada bekleme odasında geçici kullanım için sunduklarınızı süresiz olarak götürmeye karar veren danışanlarınız çıkabiliyor. Bu nedenle bekleme odanız için çok fazla masraf yapmadan önce iki kere düşünmenizi öneririm.

Çocuklar için köşe

Oyuncaklar. Kaygılı aileler çocuklarına çok iyi göz kulak olamayabiliyorlar. O yüzden çocukların oynaması için bulundurduğumuz oyuncakların yutulabilir ve fırlatıldığında acıtabilir türden olmaması önemli. Bu anlamda biraz büyükçe olan plastik hayvanlar iyi olabiliyor.

Pelüş oyuncaklar daha kullanışlı olabiliyor. Rahatlıkla makinada yıkanabiliyorlar ve kırılma, parçalarının dağılması gibi sorunlar oluşmuyor. Sıklıkla hastaların bulunduğu bir ortamda çalışıldığı düşünülürse mikrop bulaşmaması için kolay yıkanabilen oyuncaklar tercih ediyorum.

Sağlam cildi olan büyük boy kitaplar da yine tercihim.

Koltuklar

Koltukların farklı angajmanlara izin vermesi ideal olabilir. Örneğin; tekli, ikili ve üçlü koltuk ve kanepeler. Farklı aile büyüklüklerini hesaba katmış olursunuz.

Kliniğimizde çocuklar için küçük sandalyeler de bulunuyor. Birkaç ufak aksesuar ve oyuncakla çocuklar için de daha keyifli bir ortam haline gelebiliyor.

Farkındalık

Bazı terapistlerin bekleyen danışanlarına farkındalık egzersizleri yapmaları için verdiklerini duydum, okudum. Fakat henüz hiç uygulamadım. Hatta çocuk terapisi uygulayan bir terapistin bekleyen anne için farkındalık egzersizleri verdiğini okumuştum. Böylelikle elli dakika beklerken anne de rahatlayabiliyormuş.

Aydınlatma

Terapi ve bekleme odalarında genellikle direkt olmayan loş birkaç tane ışık kaynağı kullanılır. Bazı danışanlarım bundan rahatsızlık duyabiliyor. Ne gerek var onca lambaya bu israf değil mi gibi?

Onlara özellikle ilaç kullanan ya da farklı psikolojik rahatsızlıklıkları bulunan hastaların direkt gelen yüksek ışıktan rahatsız olabildiklerini söylüyorum.

Kahve, çay, su…

Bu konuda farklı görüşler mevcut. Psikinalist meslektaşlarım çok daha katı olabiliyorlar.

Kahve makinası bulunduran meslektaşlarım şu avantajlarından bahsediyorlar. Danışanlar kendileriyle ilgilenilmiş hissedebiliyor. Sabah erken gelenler kahveyle kendilerine gelebiliyorlar, yorgunluk atabiliyorlar.

Bazılarına göre sadece su bulundurmak yeterli. Kahve ya da çay makinasının zahmetine değmiyor. Tabi çocukların kurcalaması dışında kendilerine zarar verip ebeveynlerinin şikayetçi olma ihtimali de çıkıyor.

Eline kahve alıp terapi seansına giren danışanların dikkatinin dağılmasından rahatsız olunabiliyor. Özellikle psikanalistler yeme ve içme konusunda daha hassas olabiliyorlar.

Psikiyatri ortamında çalışırken çay ve kahve koridorlardan alınabiliyordu. Kimi yatılı hastalarımız grup terapisinden çıkıp direkt bireysel terapisine gelebiliyordu. Bu gibi durumlarda kahve almalarını kendim de önerebiliyordum seansa gelirken. Genel anlamda özellikle de akut psikiyatri de çok daha esnek olunulması gerektiğine inanıyorum. Danışanlarımın yanında kahve, çay alma alışkanlığım bulunmuyor. Kırk yılda bir yapmışsam, çok yoğun bir günde danışanıma odaklanabilmek için oluyor. Haftada yirmi otuz seansın üzerinde yapmak durumunda kalıyorsanız, kendinize de merhamet göstermeniz de yarar var.

Müzik

Çok sık rastlanılmayan bir uygulama müzik. Tercih edenlerin birkaç sebebi olabiliyor. Öncelikle bekleyen danışanların hoşça vakit geçirmesi. Dinlendirici ve ilham verici müzikler tercih ediliyor genellikle.

İkinci sebebi ise danışanla içeride konuşulurken her ne kadar kapının ses geçirmemesine özen gösterilse de dışarıdakilerin duymadığından tamamiyle emin olabilmek. Arap bir meslektaşım bu şekilde uygulama yaptığından bahsetmişti.


Yazıda bulunan görsel Sigmund Freud’un Viyana’da Berggasse 19’da bulunan ofisinin bekleme odasıdır. Şu anda Sigmund Freud Müzesi kapsamındadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen buraya adınızı yazın.