Sosyal zeka ve duygusal zeka başarının akademik zekadan daha belirleyicileri olabilirler.

Sosyal Zeka nedir?

Sekiz farklı zeka türü

  1. Sayısal Zeka (Mantıksal Zeka – Matematiksel Zeka)
  2. Sözel Zeka
  3. Sosyal Zeka
  4. Doğasal Zeka – Doğayı, doğada yaşayan canlıların yaşamını iyi analiz etme becerisi.
  5. Kinestetik Zeka – Beyin, beden koordinasyonu
  6. Müziksel Zeka
  7. İçsel Zeka – Kişinin kendisini iyi tanıması
  8. Uzamsal Zeka (Görsel Zeka – Mekansal Zeka) Zihinde canlandırma

Bunlardan biri olan sosyal zeka başarılı bir şekilde ilişkiler kurabilme ve sosyal çevrelerde yol alabilme yeteneğidir. Sosyal zekası yüksek olan bireyler insan sarrafı olarak da nitelendirilirler kültürümüzde.

Zeka ya da IQ büyük ölçüde doğuştan gelir. Sosyal zeka ise büyük oranda öğrenilerek kazanılır. Bu nedenle gelişime oldukça açıktır.

Sosyal zeka düzeyinizi öğrenebileceğiniz ölçekler bulunmaktadır. Akademik zekayı ölçer gibi sosyal zeka seviyemizide ölçebiliyoruz.

Sosyal zeka hakkında yapılan araştırmalar 1920’lere dayanır. Edward Thorndike başkalarıyla nasıl kolay anlaşarak, iyi ilişkiler bina ettiğimiz üzerine araştırmalar yapmıştır.

Sosyal zekanın gelişmesinde önemli katkıları bulunan bilim adamı Daniel Goleman’dır. Meşhur Duygusal Zeka kitabının yazarı olan Daniel Goleman‘a göre beyinlerimiz diğer beyinlerle ilişki kurabilmek üzere yaratılmışlardır. Sosyal zeka ve duygusal zeka iç içe geçmiş iki kavramdır.

Goleman duygusal zeka alanında yaptığı çalışmaları ile tanınmaktadır. Son yıllarda popüler olan pozitif psikoloji akımı ile sosyal zeka alanında yapılan çalışmalar artmıştır.

İlginizi çekebilir: Pozitif psikoloji nedir?

Sosyal zeka nelerden oluşur?

  1. Konuşmada akıcılık ve konuşma yeteneği. Birçok farklı insanla muhabbet edebilirler.
  2. Sosyal kurallara adapte olabilme yetisi. Farklı sosyal rollerde nasıl tavır takınmaları gerektiğini bilirler. İnsanlarla olan ilişkilerinde nelere dikkat etmeleri gerektiğini kavrarlar. Bu nedenle sofistike ve bilge görünürler.
  3. İyi dinleme yeteneği. Sosyal zekası yüksek bireylerin yüksek dinleme yetenekleri vardır. Onlarla konuşan bireyler kendilerini iyi bir bağ kurmuş hissederler.
  4. Yüksek empati [eşduyum] yeteneği. Başkaları ne hissediyor, neye gereksinim duyuyor…
  5. Başkalarını daha iyi okurlar. Çok iyi gözlemlerler insanları. Karşı taraftakini daha iyi okuyabilmek için davranışlarını ve tavırlarını düzenlerler.
  6. Sosyal öz-yeterlik. Farklı sosyal rollere girme kabiliyetine sahiptirler.
  7. Başkalarını manipüle edebilme yetisi. Eğer ahlaki açıdan buna yatkınlarsa, başkalarını daha iyi anlayarak, yönlendirebilirler.

Yüksek sosyal zekaya sahip bireylerin sahip olduğu avantajlar nelerdir?

Zeka bir noktaya kadar mutluluğun belirleyicilerinden biridir. Fakat en mutlu insanlara baktığımızda en zeki insanlar olmadıklarını görüyoruz. En başarılı insanlar da en zeki insanlar değiller. Aynı şekilde dünyanın en zengin insanları arasında da değiller dünyanın en zeki insanları.

‘Başarıyı’ sadece akademik zeka belirlemiyor. Buradan yola çıkarak duygusal zeka ve sosyal zeka keşfedildi diyebiliriz. Ustaca yaşamamızı belirleyecek olan en büyük etmenlerden bazılarıdır sosyal ve duygusal zeka düzeyimiz.

Sosyal zeka hem işimiz de hem de ilişkilerimiz de bizi başarıya götürebilir.

Sosyal zekası yüksek olan bireyler depresyona daha az yakalanırlar. Sosyal zeka arttıkça mutluluk düzeyi de artar.

Derin doyurucu ilişkilere sahip olan insanlar yaşamda oldukça önemli olan sosyal desteğe sahip olurlar.

Duygusal ve sosyal zekanın başarıya olan etkisinin akademik zekadan daha yüksek olduğu iddia edilmektedir. Şöyle düşünün iş başvurusuna iki kişi geliyor. Bunlardan bir tanesi dışa dönük, canlı, enerjik ve neşeli ama vasat normal bir zekaya sahip. Diğeri ise daha üstün bir zekaya sahip, fakat donuk, iletişim kurmuyor ve çok içine kapanık. Hangisini tercih ederdiniz? Elbette sorunun cevabı işin niteliğine göre değişebilir. Örneğin; bilgisayar başı yalnız yapılan bir iş, halkla ilişkiler gibi iletişim kabiliyetleri yüksek oranda gerektiren bir konum…

Psikoterapi ve psikiyatri hizmetlerinden yoğunluklu olarak üst ve orta sosyal sınıfa mensup bireyler faydalanır. Aynı anda birkaç işte çalışmak zorunda olan, çocuklarını bırakacak kimsesi olmayan kişilere ücretsiz terapi hizmeti de sunsanız erişecek imkanları olmayabilir. Yazıf kalan ruhsal hizmetleri dengede tutabilecek olan bu gruplarda sosyal destektir.

Sosyal zekası yüksek bireylere uygun mesleklerden bazıları

  • Sanatçılar
  • Medya
  • Rehber
  • Halkla ilişkiler
  • Öğretmen
  • Hukuk
  • Sekreter
  • Satıcı
  • İdareci
  • Sağlıkçı
  • Danışman
  • Psikolog
  • Hostes

Sosyal zekası yüksek olan bireylerin özellikleri

  • Sosyal zekası yüksek olan bireyler dışa dönüktürler.
  • Topluluk içerisinde popüler aranan kişiler olurlar.
  • Canlı ve enerjiktirler.
  • İnsanlara enerji ve mutluluk verirler. Liderlik vasıfları yüksektir.
  • İkna kabiliyetleri yüksektir.
  • Başkalarının ihtiyaçlarını ve isteklerini çabuk fark ederler.
  • Empati [eşduyum] sosyal zekanın alt boyutlarından biridir. Empati başkalarını anlama ve anladığını fark ettirme olarak tanımlanabilir. Bir başka tanımı ise kendini başkalarının yerine koymaktır. Empati çatışmayı azaltır.
  • İçten olmak zekanın alt boyutlarından biridir. İçten olan insanlara güvenmek daha kolay olur.
  • Şefkatli, kucaklayıcıdırlar.
  • İşbirliğine açıktırlar.
  • Güven verirler.
  • Kriz yönetimi yapabilirler.
  • Aktif dinleyicidirler.
  • Riskleri değerlendirebilirler.
  • Çözüm odaklı karar verebilirler.
  • Ruh sağlığı problemlerinin çoğunun temelinde kişilerarası ilişki problemler yatar. Psikoterapi sürecinde konuşulan konular döner dolaşır ilişkilere gelir. Kişiler arası ilişkileri düzelttiğimizde bireyin ruh sağlığı da düzelebilir.

Kimi insanlar geldikleri yeri memnun eder. Kimileri ise gittikleri yeri. – Oscar Wilde

Sosyal zekaya sahip olmanın negatif yanları olabilir mi?

Kişi sosyal zekasını olumlu ya da olumsuz yönde kullanabilir. Bu bireyin ahlaki duruşu ve karakteri ile alakalıdır. 

Sosyal zekası yüksek olanlar çok ustaca yalan söyleyebilirler. İnsanları rahatlıkla kandırabilirler. Manipüle edebilirler. Kendi çıkarları için diğerlerini kullanabilirler. Çünkü karşılarındaki insanın neye ihtiyacı olduğunu, neyin eksikliğini hissettiğini iyi bilirler. Onun ne istediğini bilir ve ona istediğini verirler. Böylelikle insanları manipüle edebilirler.

Kimler daha yüksek sosyal zekaya sahiptir?

Bazı meslek gruplarının sosyal zekası daha yüksektir. Örneğin; esnaflar insan sarrafı olarak bilinirler. İçeriye giren müşterinin satın alıp almayacağını kapıdan girerken anlarlar.

Maalesef psikopat olan bazı bireylerin de sosyal zekası yüksek olabilir. Bu bireyler çok daha kolay diğer insanları kullanabilirler.

Toplumda artan yalnızlık

Giderek daha fazla insan kabuğuna çekilmek istiyor. Başkalarıyla olmak onları yoruyor. Hayal kırıklıklarına uğratıyor. Güvenmekde güçlük yaşıyorlar. Sartre “cehennem başkalarıdır” demiştir. Bu görüşü günümüzde savunanların sayısı göz ardı edilemeyecek kadar çok.

Güvensizlik ⇒ Yalnızlık ⇒ Daha fazla güvensizlik ⇒ Daha fazla yalnızlık

Oysa ki psikolojik ihtiyaçlarımızdan biridir insanlarla tanışmak, ilişki kurmak ve bir arada vakit geçirmek.

Yalnızlık psikoloji alanında risk faktörü olarak görünür. Hatta psikolojik bir virüs olarak görülebilir. Yalnızlık psikolojik hastalıklara davetiye çıkarır.

Psikologlar olarak hiç kimseye yalnız kalarak daha iyi olursun, insanlardan uzak dur diyemiyoruz.

Böyle insanlara şunlar söylenebilir. Herkese karşı çok samimi olmanız değil önemli olan. Herkesle ilişki içine girmek yerine nitelikli ve kaliteli ilişkiler içinde yer alabilirsiniz. İyi insanlar bulup onları kaybetmemek için çabalayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Yalnızlık psikolojisi

Riggio, R. E. What is social intelligence? Why Does it Matter.

Doğan, T. Pozitif Psikoloji Konuşmaları: Duygusal ve Sosyal Zeka.

Tarhan, N. (2015) Mesnevi Terapi. İstanbul: Timaş.

4 YORUMLAR

  1. Fatma Hanım, “Sosyal Zeka” başlıklı makalenizden kısa bir alıntıyı, internetten aldığım resminizle beraber ve sizin adınızla kendi Facebook sayfamda yayınladım. Çok hoşuma gittiği için. Bir sakıncası varsa hemen sileyim.
    Selam ve saygılarımla.
    Dr. Atanur Yıldız

  2. Tuba Hanım, cevabınız gelene kadar sözünü ettiğim alıntıyı Facebook hesabımdan kaldırdım. Cevabınıza göre hareket edeceğim. Mutlu günler dilerim.

  3. Fatma Hanım Merhabalar,
    Sosyal Zeka konulu yazınızın bir noktasına eleştirel bir yaklaşımda bulunmak istiyorum.Yalnızlık ve sosyal beceri kavramlarını yazınızda birbirine zıt kavramlar olarak göstermiş, yalnızlığı psikolojik bir virüs olarak tanımlamışsınız ve bu argümanınızın desteği, belirsiz bir psikolojik çevrenin kabulünden ibaret sanırım.
    Bugün yalnızlık, aslında genelde toplum özelde belirli akademik çevreler tarafından en çok önyargı ile yaklaşılan durumlardan birisi.Yalnızlığın anti-sosyal bireylerin topluma zararlı düşünce ve davranış kalıpları üretmesinin psikolojik zeminini oluşturmaktan ibaret olduğu, yalnız insanların mutsuz insanlar olduğu önermeleri de, en sık karşılaşılan önyargılardan ikisi sanırım.Oysa yalnızlığı daha bütüncül ele alarak, kavramın tek tip olmadığı, bugün aslında yalnızlığın da çeşitleri olduğu ve faydalı yalnızlık olarak tanımlanabilecek bireysel bir yönelimin, tanımındaki unsurlar sebebiyle kabulünün gerekli olduğunu düşünüyorum.
    Faydalı yalnızlığın, bireyin yaşadığı sosyal çevrenin etkisinden belirli bir süre bağımsız kalarak modern toplumun hız fetişizminin bir sonucu olarak kendi duygu ve düşüncelerine yabancılaşmasının, kalabalıklar arasında ‘sosyal’ ama gerçek benliğini tanımayan ve bu sebeple gerçek benini ifade edemeyen bunun tabii sonucu olarak deyim yerindeyse sahte bir mutluluğu normalleştiren birey olması durumunun neden ve sonuçlarıyla mücadele edebilecek bir psikolojik kurum olduğu kanaatindeyim.
    Yalnızlık durumunda temelde zihinde pratik bir yön değişimi söz konusu olur.Diğer insanları duymayı bırakır ve kendinizi dinlemeye başlarsınız.Kendi duygu ve düşüncelerinizi tanımak, olduğunuz ve olmak istediğiniz benlikler hakkında da bir öz-farkındalık sağlar ve toplum içerisinde deyim yerindeyse eriyen kimliğinizi yeniden kazanmış olursunuz.Tutumlarımızın, belirli konulardaki düşünce ve inançlarımızın dış dünyadaki yansımaları olarak spesifik bir tanımlamasını yapacak olursak, tutumlarımızı ve düşünme alışkanlıklarımızı tanımanın, onları ve dolayısıyla kendimizi ve hayatımızı değiştirebilmenin ilk aşaması olduğu, bireysel değişimin dinamik ve gerekliliği ile birlikte değerlendirdiğimizde yalnızlığın pratik faydalarından birisine ulaşmış oluruz.
    Sonuç olarak sosyal bir birey olmak ile yalnızlık kavramının her zaman zıt kavramlar olmadığı bununla birlikte yalnızlığın mutlu ve nitelikli sosyal beceriler için bir başlangıç noktası olduğu kanaatindeyim.
    Ek bir eleştiri yapacak olursam; iyi insanlar bulmak ve onları kaybetmemek için elinden geleni yapmak tavsiyesinin bireye verilebilecek kötü bir tavsiye olduğunu düşünüyorum.İyiliğin sübjektif ve anlık değişken bir değer olduğu ve başkalarıyla ilişkimizi bitirmemek için elimizden geleni yapmanın belirli ölçülerde öz saygı noktasına ve kendini bulma sürecine zararlı olduğunu söyleyebilirim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen buraya adınızı yazın.