Psikoterapi teknikleri: Terapide mektupların 10 farklı kullanımı

4
7162
Psikoterapi teknikleri

Psikoterapi teknikleri arasında terapi sürecinde en çok faydalanılan gereçlerden biri de mektup yazımıdır. Mektuplar danışanı özgürleştirebilir ve iyileştebilir.

Mektup oldukça mesafeli bir iletişim biçimi. Danışanımıza daha iyi bir hazırlık yaparak temkinli haraket edebilme imkanı tanır. Özellikle zehirli ilişkilerde yüz yüze konuşmaya tercih edilebilir mektuplar.

Açık kalmış yaraların kapatılmasına yardımcı olabilir. Örneğin; mektup yazılan kişi hayatta olmayabilir.

Mektuplar sözlerden daha kalıcı olur. Danışanın yanında zor zamanlarında okuyabileceği bir kaynak olarak durabilirler.

Psikoterapi teknikleri – Mektup Yazmak

Vaka örneği

[Danışan çocukluğunda babası tarafından eziyetlere maruz kalmıştır. Genç yaşta evden ayrılarak orta yaşlara gelinceye kadar da babası ile ilişkiden kaçınmıştır. Fakat terapistiyle yaptığı görüşmeler neticesinde artık yaşlanmış olan babası ile tekrar iletişime geçmek istemektedir.] (Kaynak: McGoldrick, The Genogram Casebook)

Sevgili Babacım,

Babalar ve oğulları hakkında düşünüyordum son zamanlarda. Çocuk olduğum zamanları hatırladım. O zamanlar senin beni sevmediğini düşünüyordum. Çünkü bana sıkça bağırıyor ve yaptığım birçok şeyi eleştiriyordun. Ama şimdi daha çok yaşadığın stresler nedeniyle böyle davrandığını düşünüyorum. O zamanlar bunu böyle görmemiştim. Bilmiyorum bana olan eleştirilerinin beni o zamanlar ve halen ne kadar derinden etkilediğinin farkında mısın?

Yıllar geçtikçe öfkenden korunmak için senden uzak durdum. Ama şimdi böyle olmayı arzu etmiyorum. Umarım bunların üstesinden gelebiliriz ve birbirimizi baba ve oğul olarak tanıyabiliriz. Seninle konuşmak, beni daha iyi tanımanı sağlamak, sahip olduğumuz farklı fikirler hakkında konuşmak istiyorum. Umarım bunu başarabiliriz.

Sevgiler

Danışan yazacağı mektuba büyük ihtimalle cevap gelmeyeceğini düşünüyorsa mektubunda şunları dile getirebilir.

Eğer bu konuları görüşmek istemiyorsan, bu mektubu hiç almamışsın say. Geçmişimizde yaşadıklarımızı konuşmaya hazır olmadığın sonucuna varırım. Bu konuda başka bir şey söylemeyeceğim. Umarım ileride bu konuda açıkça konuşabilirsin.

[Baba oğlunun tekrar iletişim kurma talebine olumlu yanıt verir. Fakat oğluna yaşattıklarından bahsetmez.]

Oğlu cevap olarak şunları yazar;

Bu çok güzel. Seninle vakit geçirmek isterim. Umarım ileride geçmişte yaşanmış hoş olmayan şeyleri de konuşma fırsatımız olur. Ama şimdilik pozitif olanlarla başlayalım!

Terapi’de mektuplar kimlere yazılabilir?

  • Terapist danışanına, danışanının ailesine ya da çalıştığı kuruma yazabilir.
  • Danışanlar terapistlerine yazabilir.
  • Danışan ve terapist birlikte başkalarına mektup yazabilir.
  • Terapist’in desteği ile danışan kendisi için bir mektup yazabilir.
  • Mektuplar ulaşması mümkün olmayan bireylere yazılabilir. Örneğin; danışanın ölmüş yakınlarına, danışanın bulgularına …

Terapi’de kullanılan mektupların konuları

  • Son seansta konuşulan konularda danışanın derinleşmesi
  • Bir soru yöneltmek
  • Bir görüş farklılığını dile getirmek
  • Özür dilemek
  • Danışanın yakınlarından destek istemek
  • Terapiye davet etmek
  • Danışanda oluşan büyük değişikliklerden haberdar etmek. Örneğin; danışan uyuşturucuyu bıraktığında.
  • Danışana geri bildirimde bulunmak.

1) Danışanın kendisine mektup yazması – Kaynak olarak mektuplar

Kimi danışanların kendilerini daha iyi hissettikleri ve daha yoğun oldukları dönemleri olur. Daha enerjik oldukları dönemde, kötü zamanları için hazırlık yapabilirler. Güç verecek notlar yazarak bunu kendilerine yine iyi geleceğini düşündükleri diğer şeylerle birlikte bir ortamda saklayabilirler. Bunun adı hazine çantam ya da psikolojik ilk yardım çantam olabilir. Bu mektubu seans içinde birlikte yazabilirsiniz.

Danışanlarınız zorlu bir sürecin başında ise motivasyonlarını artırmak için kullanılabilir.

Vaka örneği

Viyana’da sistemik aile terapisi uzmanlığımıza başladığımızda tüm grup kendimize mektup yazmıştık. Zarfları alan eğitmenimiz adresimize postalamıştı bu mektupları. Mektupların konusu eğitimimizle ilgili amaçlarımız, motivasyonumuz ve duygularımızdı.

2) Danışanın kendisine mektup yazması – Geleceğe mektup yazmak 

Bu mektuplar kişinin kendisine ya da bir yakınına gönderilebilir.

Danışanlar geleceğe mektup yazarken, problemlerinin çözümlendiği ya da başarı elde ettikleri zamana yazmış olurlar. Bu onlara umut verebilir. Biz terapistler bir nevi “umut taciriyizdir.”

Bilgisayar desteği

İleride okumak üzere yazılan mektuplar farklı web uygulamaları yoluyla gelecekteki bir tarihe gönderilebilir. Futureme.org gibi ücretsiz web uygulamaları ile çok ileri tarihlere mektup yollayabilirsiniz.

Örnek

Üniversitede güçlükler yaşayan öğrenci muhtemel mezun olacağı tarihe mektup yazabilir.

Örnek

Hamile ve yeni çocuk sahibi olan kadınlarla çalışırken çocuklarına mektup yazmalarını istiyorum. Burada öncelikli amacım doğumun stresinden bir an olsun uzaklaşarak, çocuklarına ve onun geleceğine odaklanmaları. Kaygılarını azaltmaları ve çocuklarının geleceği ile ilgili arzuları noktasında farkındalık kazanmaları.

3) Yüz yüze konuşulmakta güçlük çekilen konularda mektup yazmak

Kimi zaman danışanlarımızın kendilerine eziyet veren kişi ile konuşmaları güçtür. Böylesi bir iletişim kurmaları güvenli de olmayabilir. Örnek; aile içi şiddet vakaları, çocuklukta yaşanılan suistimaller.

Mektup yazmadan önce danışan genel bir çerçeve çıkartabilir. Mektubun içeriği hakkında seans içerisinde çalışılır. Birçok insan ne kadar negatif yüklü mesajlar yazdığının farkında olmaz. Paylaşmak sonradan pişman olunulabilecek şeylerin önüne geçebilir. Pozitif yaklaşmamak danışanın soğuk bir tutumla karşılaşma ihtimalini artırır. Danışan daha çok yaralanabilir. Terapist olarak danışanlarımızın yaralanma ihtimallerini önceden fark ederek onları uyarmak bizim görevlerimiz arasında yer alır.

4) Yas sürecinde mektup yazımı

Bazı mektuplar gönderilmemek üzere yazılır. Yas sürecinde yazılan mektuplar bunlardan biri. Birçok söylenmemiş söz bu mektuplarla dile getirilebilir.

Avusturya’da sık sık uygulanan bir yöntem de iş yerinde ya da yakın arkadaş çevresinde kayıp yaşandığında ailelere yazılan mektuplar. Birçok zaman okul ya da iş arkadaşlarımızın ailelerini tanımayız. Arkadaşımızı kaybettiğimizde onlarla olan anılarımızı ailelerine yazmak hem bizim için hem de mektubu alan için tedavi edicidir.

Vaka Örneği

Böylesi bir mektubu Avusturyalı bir arkadaşımı kaybettikten sonra kendim yazmıştım. Hayatta kalan ailenin en büyüğü olan amcasına vermiştim bu mektubu cenaze sırasında. Mektupta yeğeniyle yaşadığım anektodlar bulunuyordu. Nasıl ilk senemde Almanca resmi belgelerimdeki yazım hatalarımı sabırla düzelterek yardımcı olduğunu anlatmıştım. Daha önce hiç karşılaşmadığımız amca oldukça hoşnut olmuş duygulanmıştı mektuplarımızdan. Benim içinde güzel ve iyileştirici bir deneyimdi. Avusturya’da bunun için kurulmuş web siteleri de mevcut. Özellikle önemli bir şahıs hayatını kaybettiğinde yakınları burada anılarını ve duygularını yazarlar. Böylesi bir uygulamayı çok değerli bir Üniversite hocamızı yitirdiğimizde tüm okul yapmıştık.

5) Grup terapisi sürecinde mektuplar

Grup terapileri seanslarında birçok danışan hiç söz almaz. Kimi terapi yöntemlerinde sessiz kalan danışanlar konuşmaları için kışkırtılabilir. Fakat sistemik terapide bu söz konusu olmaz. Diğer üyelerin iştiraki mektup yoluyla sağlanabilir.

Vaka örneği

Farklı yaş gruplarından üyelerin olduğu bir grup terapisinde 15 yaşlarında bir genç ilk aşk krizlerini yaşamaktadır. Kendisine söz verilir ve grupta meselelerini tartışır. Daha sonra grup terapistinin yönlendirmesi ile grup üyelerinin tamamı ve terapistin kendide bir süre sessizlik içerisinde gence mektup yazarlar. Bu mektupta kendi ilk aşklarını ona anlatırlar. Özellikle bu yaradan nasıl kurtulduklarını ve yıllar sonra nasıl hatırladıklarını. Bu mektupları gence verirler. Genç grup üyesi bir sonraki haftaya kadar bunları okur ve geri bildirimlerde bulunur.

6) Şükran mektupları

Yaşamınızda şükran duyduğunuz fakat henüz teşekkür etme imkanı bulamadığınız birini hatırlayın. Bu kişi bir akrabanız, arkadaşınız, öğretmeniniz ya da meslektaşınız olabilir. Uzun bir süredir görüşmediğiniz ve yüz yüze buluşabileceğiniz birini seçmeniz daha uygun olabilir.

Şükran mektupları pozitif psikoloji alanında sıkça uygulanan bir gereçtir. Danışan kendi kendisine bu mektupları yazarak şükran duygusunu artırır.

Şükran mektubunda yer alabilecekler

  • Bu kişiye karşı neden şükran duyduğunuzu açık bir şekilde ifade edin. Davranışları hayatınızı nasıl olumlu yönde etkiledi. Mümkün olduğunca somut olmaya çalışın.
  • Hayatınızda şu anda neler yaptığınızdan bahsederek, sizin için olan çabalarını nasıl hatırladığınızı anlatın.
  • Mektubu çok uzatmayın.
  • Şükran duyduğunuz kişiye bu mektubu ziyarette bulunarak okuyabilirsiniz ya da ulaştırabilirsiniz.

Çocuklarla şükran duymak üzerine hazırladığım aktiviteyi (.pdf) olarak indirebilirsiniz. Neden şükran duyuyorum

İlginizi çekebilir: Pozitif Psikoloji nedir?

7) Terapistin danışanına mektup yazması – Akla gelenler

Sıklıkla terapistlerin aklına ilginç fikirler ve önemli noktalar terapi seansından çıktıktan sonra gelir. Bu durumda danışanların bunları terapi seansından önce öğrenmesi faydalı olabilir. Terapist bu durumda danışanına bir mektup yazabilir.

David Epston her terapi seansı sonunda rutin olarak hızlıca kısa bir mektup yazmıştır danışanına. Burada seans sırasında aldığı notları kullanmıştır. Kimi zaman ise bu notlar terapi sonrasında aldığı tek notlar olmuştur. Böylelikle terapist ve danışanı arasında eşit bir ilişki kurma adına da önemli bir adım atmıştır. Terapist danışanından gizli not alan kişi konumundan çıkmıştır.

Vaka örneği

Sıklıkla terapi seansından çıktıktan sonra aklıma danışanlarımın bana anlattıklarıyla alakalı fikirler geliyor. Sizinle geçirmiş olduğumuz terapi görüşmesinden sonra da aklıma takılan bazı sorular ve sizinle paylaşmak istediğim bazı saptamalarım var… Bir sonraki seansımıza kadar paylaşımlarım üzerine belki kafa yorabilirsiniz. Düşüncelerinizi yazarak bir sonraki görüşmemize getirirseniz üzerinde çalışma olanaklarına kavuşursunuz.

8) Terapistin danışanına mektup yazması – Pozitif geri bildirim

Kimi danışanlar sahip oldukları belirli bir problem neticesinde tüm hayatlarının değiştiğini görürler. Terapi sürecinde bu problemin çözümü üzerine çalışılır. Fakat danışan probleminin eskisi gibi devam ettiği kanısındadır. Böyle bir durumda terapist danışanına şunları yazabilir.

Vaka örneği

Terapi sürecine başladığınızda … ile ilgili meseleniz üzerine yoğunlaşmıştınız. Bu konu sizin enerjinizin neredeyse yüzde 90’ını meşgul ediyor, hayatınızın merkezinde yer alıyordu. Şimdi ise sevinerek gözlemliyorum ki, enerjinizin yüzde 25’ini geri kazandınız. Sizce yaşamınızın bir yüzde 25’ini daha ne zaman kazanacaksınız? Kaç yaşına ulaştığınızda bu hastalığın / problemin sizden alıp götürdüklerini tamamiyle geri kazanacaksınız?

9) Terapistin danışanına mektup yazması – Terapiye gelmeyen aile bireyleri

Kimi zaman aile, aile üyelerinden birinin terapi alması gerektiğine inanır. Özellikle ergenler terapiye kendilerinin gelmeye ihtiyaç duymadığını düşünür.

Terapiye gelmemiş olan çocuklara yazılan mektuplar

Kimi zaman ebeveynler çocukları için terapiye gelirler. Fakat çocukları bu terapide yer almak istemez. Özellikle madde kullanımı gibi durumlarda bunu sıklıkça yaşarım. Bu durumda aile aracılığı ile terapide asıl odak noktası olan bireye destek sağlanabilir.

Bu mektuplarda şunlardan bahsedebilirsiniz;

  • Moral verebilirsiniz.
  • Kendisi hakkında bilgi vermesini isteyebilirsiniz.
  • Terapide ailesinin onun daha kötüye / iyiye gittiğini belirttiğini söyleyerek bunun doğru olup olmadığın sorabilirsiniz. Kendisinin bu konuda söylemek istediklerini belirtmesini isteyebilirsiniz.

Vaka örneği

16 yaşında erkek. İki senedir kendine güven azlığı nedeniyle sosyal ilişkilerden uzak duruyor. İki senenin sonunda okula gitmekten kaçınma davranışı sergiliyor. Ailesinin destek olma çabaları sonuçsuz kalır. Giderek daha fazla kendini eleştirme davranışı sergiler. Odasını nadiren terk etmektedir.

İlk Seans: Tüm aile ve danışan terapiye gelirler. Kısa sürede danışanın içine kapanıklığı problem olarak ortaya getirilir.

İkinci ve sonraki seanslar: Danışan terapiye gelmek istemediğini belirtir. Terapist aile ile birlikte çalışmaya devam eder. Danışana ise bir mektup yazarak ailesi tarafından ulaştırılmasını sağlar. Bu mektupta danışanının kararına saygı duyduğunu belirtir. Ailesi ile kendisi hakkında görüşme fırsatı verdiği için teşekkür eder. Çok hızlı bir şekilde terapi ile içe kapanıklılığını kaybetmemiş olmamasının önemli olduğunu belirtir. Zira çoğu zaman hızlı değişimler olumsuz sonuçlar doğurabilir. Hatta danışanına çok hırslı olmamasını ve bir anda içe kapanıklıktan vazgeçmemesi gerektiğini belirtir (White 2002, s. 148).

10) Terapist danışanın yakınlarından mektupla yardım isteyebilir.

Kimi zaman terapistler olarak danışanlarımızla çalışmakta güçlük çekeriz. Özellikle psikiyatri ortamında çalışırken, kimi zaman danışanlarımızın söylediklerinden emin olamayız. Veya danışanımızla kontak kurmakta zorluk yaşarız. Ailenin yardımını istediğimizde hastanemizi ziyaret edemeyebilirler. Aile bir mektup ya da telefon ile yardım talebinde bulunarak bize bilgi sağlamalarını ve danışanımızı anlamamıza yardımcı olmalarını isteyebiliriz. Yakınları ayrı ayrı mektuplar yazarak bizimle paylaşımda bulunabilirler.

İlginizi çekebilir: Terapide fotoğrafların 10 farklı kullanımı 


Mektup yazımı – Dikkat etmeniz gerekenler

  • Psikoterapiye birçok insan yakınlarını değiştirmek için gelir. Oysaki sadece kendilerini değiştirebilirler. Terapist olarak danışanımızın değişmesine yardımcı olmaya çalışırız. Mektup yazdıkları yakınlarının değil. Uyguladığımız psikoterapi teknikleri onlara bu gerçeği hatırlatmalı.
  • Danışanlarımızı muhtemel hayal kırıklıklarına hazırlamalıyız. Mektuplarına cevap alamayabilirler. Ya da soğuk mesafeli yanıtlarla karşılaşabilirler. Yakınları onları gerçekten üzen konularla yüzleşmek istememeyi sürdürebilir.
  • Mektup yazma kararının terapide alınıldığından bahsedilmesi çok uygun olmayacaktır.
  • Mektup suçlayıcı olmamalı. Ama aynı zamanda yalvarıcı bir tonda kullanılmamalı.
  • Mektupta bir noktaya odaklanmakta fayda var. Birkaç mesele dile getirilirse, karşıdaki kişi aralarında kendisine en kolay gelene cevap verebilir. Böylelikle danışan için çok önemli olabilecek diğer konular göz ardı edilebilir.
  • Zaman. Mektup yazımı için çok uzun bir süre harcamak gerekmeyebilir. Hızlıca yazılmış bir mektupta danışan üzerinde olumlu etkiler yaratabilir.
  • Özellikle yaşı ileri olan danışanlarınıza mektup yollamanız onları sevindirebilir. Yaşlı bireyler daha seyrek aralıklarla terapiye gelebilirler. Çok sık gelmek onları yorabilir. Bu aralarda terapiye devamlılıkları mektuplarla sağlanabilir.
  • Anonim olarak terapiye gelen ve aile bireylerinden bunu saklayan danışanlarımızın evine mektup göndermemeliyiz.

İlginizi çekebilir: Genogram nasıl çizilir,  Aile panosu ile nasıl çalışılır


Franz Kafka’nın babasına yazdığı mektup

Terapide mektupların kullanımı konusunda ilham verebileceğini düşündüğüm bir örnek de meşhur yazar Franz Kafka’nın babasına yazmış olduğu mektuptur. Birçok travma yaşamasına sebep olan merhametsiz olarak nitelendirdiği babasıyla arasında bir tartışma geçmiştir. Bunun üzerine çocukluğundan beri yaşadıklarının kendisinde yaratmış olduğu etkileri üzerine bir mektup kaleme alır. Mektubu yazması yaklaşık iki hafta sürer. Babasına direkt vermeye cesaret edemeyerek annesine verir. Fakat annesi mektubu geri vererek babasının okumaması gerektiğini söyler. Aşırı ataerkil babasına karşın annesi çok pasif bir tutum içerisindedir.

Çok sevgili baba,
Schelesen
Geçenlerde bir kez, senden korktuğumu öne sürmemin nedenini sormuştun. Genellikle olduğu gibi, verecek hiçbir cevap bulamadım, kısmen tam da sana karşı duyduğum bu korku yüzünden, kısmen de bu korkuyu gerekçelendirmek üzere, konuşurken toparlayabileceğimden çok daha fazla ayrıntı gerektiği için. Ve şimdi burada sana yazılı bir cevap vermeyi deniyor olsam da, bu fazlasıyla eksik kalacaktır, çünkü bu korku ve onun etkileri senin karşında yazarken de ket vuruyor bana ve dahası meselenin büyüklüğü, hafızamın ve aklımın sınırlarını çok aşıyor.
Bu mesele sana daima çok basit göründü, en azından benim karşımda ve hiçbir ayrım yapmadan, başka pek çok insanın karşısında söylediğin kadarıyla….

…..

Bir keresinde gece vakti durmadan su diye mızırdanıyordum, kuşkusuz susuzluktan değil belki kısmen sinirlendirmek, kısmen de kendimi oyalamak için. Birkaç sert tehdit fayda etmeyince, beni yatağımdan almış, sahanlığa taşımış ve geceliğimle kapalı kapının önünde kısa bir süre yapayalnız bırakmıştın. Bunun doğru olmadığını söylemek istemiyorum, belki de gece huzuru sağlamak o sırada ancak bu yolla mümkündü, ancak burada senin eğitim yöntemlerini ve bunların üzerimdeki etkilerini açıklamak istiyorum. O zaman herhalde uslu durmuştum sonrasında, ancak bu olay içimde tahribata yol açtı. Anlamsızca su isteyip durmanın bana göre doğallığıyla, dışarıya taşınmanın olağan dışı korkutuculuğunu kendi doğam gereği hiçbir zaman doğru ilişki içine sokmayı başaramadım. Yıllar sonra bile, o dev adamın, babamın en yüksek merciin neredeyse hiçbir neden olmaksızın geleceğini ve gece yarısı beni yatağımdan çıkarıp sahanlığa taşıyacağını, yani onun gözünde böylesi bir hiç olduğumu düşünerek azap çektim.”

4 YORUMLAR

  1. merhaba yazılarıızı çok severek takip ediyor ve çok bilgilendirici buluyorum.tecrübeleriniz ve bilgilerinizden faydalanıyoruz biz de 🙂 teşekkürler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen buraya adınızı yazın.